Reserve your spot with our medical team in just minutes.
Yanık yaralanması, yalnızca cildin katmanlarını değil, aynı zamanda kişinin kimliğini, özgüvenini ve yaşama sevincini de derinden etkileyen travmatik bir deneyimdir. Akut tedavi ve hayatta kalma mücadelesinin ardından başlayan süreç, çoğu zaman daha uzun ve karmaşık bir yolculuğun başlangıcıdır: hayatı yeniden kazanma yolculuğu. Bu süreçte yanık izleri, yaşananların bir kanıtı olarak bedende kalırken, fonksiyonel ve estetik zorluklar günlük yaşamı etkilemeye devam edebilir.
Yanık sonrası rekonstrüksiyon, bu noktada devreye giren, sadece cerrahi bir müdahale olmanın çok ötesinde, insan bedenini ve ruhunu yeniden inşa etme sanatıdır. Bu, yaraların iyileşmesinden sonra başlayan, kaybolan fonksiyonları geri kazandırmayı, estetik görünümü iyileştirmeyi ve en önemlisi, kişinin kendine olan güvenini ve yaşam kalitesini yeniden yükseltmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşımdır. Her yara izi bir hayatta kalma hikayesi anlatır; rekonstrüktif cerrahi ise bu hikayenin bir sonraki bölümünü umutla, güçle ve yenilenmiş bir özgüvenle yazma imkanı sunar. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin’in felsefesi, cerrahi sanatı ile insan ruhuna duyulan derin anlayışı birleştirerek, bu zorlu yolculukta size rehberlik etmek ve “vücudu iyileştirirken ruhu özgürleştirmenin bir yolunu” sunmaktır.
Yanık Sonrası Rekonstrüksiyon Nedir? Amaçları ve Kapsamı
Yanık sonrası rekonstrüksiyon, yanık yaralanmalarının neden olduğu uzun dönemli sonuçları (sekelleri) düzeltmek amacıyla uygulanan, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahinin oldukça özelleşmiş bir alanıdır. Bu süreç, akut yanık tedavisi tamamlandıktan ve yaralar iyileştikten sonra başlar. Temel amacı, yanığın hem fiziksel hem de psikolojik etkilerini en aza indirerek bireyin hayatına kaldığı yerden, fonksiyonel ve estetik olarak en iyi şekilde devam etmesini sağlamaktır.
Bu karmaşık disiplin, iki temel sütun üzerine inşa edilmiştir:
-
Fonksiyonel İyileşme: Yanık sonrası oluşan sert skar dokuları (nedbeler), özellikle eklem bölgelerinde cildin esnekliğini kaybetmesine ve “kontraktür” adı verilen çekilmelere neden olur. Bu durum, boyun, omuz, dirsek, el ve diz gibi eklemlerde hareket kısıtlılığına yol açarak giyinme, yemek yeme gibi en temel günlük aktiviteleri bile zorlaştırabilir. Göz kapaklarının tam kapanamaması (ektropion) göz sağlığını tehdit ederken, ağız çevresindeki daralmalar (mikrostomi) konuşma ve beslenmeyi engelleyebilir. Yanık sonrası rekonstrüksiyonun birincil hedefi, bu kontraktürleri cerrahi olarak serbest bırakarak eklem hareket açıklığını artırmak, elin kavrama gibi hassas fonksiyonlarını geri kazandırmak ve hayati organların işlevselliğini korumaktır.
-
Estetik ve Kozmetik İyileşme: Yanık izleri, özellikle yüz, boyun ve eller gibi görünür alanlarda olduğunda, kişinin sosyal yaşamını ve özgüvenini derinden etkileyebilir. Rekonstrüktif cerrahinin estetik boyutu, bu izlerin görünümünü iyileştirmeyi hedefler. Bu, sadece izleri daha az belirgin hale getirmekle kalmaz, aynı zamanda yanık nedeniyle kaybedilen doku hacmini yerine koyarak doğal vücut hatlarını ve konturlarını yeniden oluşturmayı, ciltteki renk ve doku farklılıklarını en aza indirmeyi de içerir. Örneğin, göz kapağının doğal kapanma işlevini geri kazandırmak, yalnızca estetik bir düzeltme değil, aynı zamanda göz sağlığını koruyan hayati bir adımdır. Bu iki amaç, aslında birbirinden ayrılamaz bir bütündür.
Bu iki temel sütunun nihai hedefi, hastanın genel yaşam kalitesini artırmak, ağrıyı azaltmak ve sosyal hayata tam ve özgüvenli bir şekilde yeniden entegrasyonunu sağlamaktır.
Yanıkların Ardında Bıraktığı Zorluklar: Rekonstrüktif Cerrahinin Odak Noktaları
Yanık iyileşmesi tamamlandığında, geride çoğu zaman karmaşık ve çok yönlü sorunlar kalır. Rekonstrüktif cerrahi, bu spesifik zorlukları hedef alarak kişiye özel çözümler sunar.
-
Skar Dokusu (Yara İzleri): Vücudun doğal iyileşme sürecinin bir parçası olan skar dokusu, bazen aşırı ve kontrolsüz bir şekilde oluşabilir. Hipertrofik skarlar, yara sınırları içinde kalan, kabarık, kırmızı ve kaşıntılı izlerdir. Keloidler ise yara sınırlarını aşarak çevre sağlıklı dokuya yayılan, daha agresif skar oluşumlarıdır. Ayrıca, yanık bölgesindeki cildin rengi, çevresine göre daha açık (hipopigmentasyon) veya daha koyu (hiperpigmentasyon) olabilir. Bu izler, estetik kaygıların yanı sıra sürekli kaşıntı ve rahatsızlık hissine de neden olabilir.
-
Kontraktürler (Hareket Kısıtlılıkları): Yanık sonrası rekonstrüksiyonun en önemli odak noktalarından biri kontraktürlerdir. İyileşen skar dokusu, normal cildin esnekliğine sahip değildir; zamanla büzüşür, sertleşir ve altındaki dokuları kendine doğru çeker. Bu durum, bir eklemin üzerinden geçen skarlarda, o eklemin normal hareket kabiliyetini ciddi şekilde kısıtlar. Boyunda oluşan bir kontraktür başın hareketlerini engellerken, koltuk altındaki bir çekilme kolun yukarı kaldırılmasını imkansız hale getirebilir. Özellikle büyümekte olan çocuklarda bu durum daha da kritiktir. Vücut büyümeye devam ederken esnek olmayan skar dokusu, kemiklerin ve eklemlerin normal gelişimini engelleyerek kalıcı deformitelere yol açabilir. Bu nedenle, rekonstrüktif cerrahi sadece mevcut durumu düzeltmekle kalmaz, aynı zamanda gelecekteki sağlıklı gelişimi de güvence altına alır.
-
Yapısal Deformiteler ve Doku Kaybı: Derin yanıklar (üçüncü ve dördüncü derece), cildin tüm katmanlarını ve altındaki yağ, kas, hatta kemik gibi dokuları yok edebilir. Bu durum, özellikle yüz gibi karmaşık anatomik yapılarda ciddi deformitelere yol açar. Burun kanatlarının, dudakların veya kulak kepçesinin bir kısmının ya da tamamının kaybı, hem estetik hem de fonksiyonel olarak yıkıcı sonuçlar doğurur. Rekonstrüktif cerrahi, bu kayıp dokuları vücudun başka bölgelerinden alınan dokularla yeniden oluşturmayı hedefler.
-
Saç ve Kıl Kaybı (Alopesi): Saçlı deriyi, kaşları veya sakal bölgesini etkileyen derin yanıklar, kıl köklerini kalıcı olarak tahrip ederek bu bölgelerde saç veya kıl çıkmamasına neden olur. Bu durum, özellikle yüz simetrisinde ve genel görünümde önemli bir eksiklik yaratabilir.
Bu Yolculuğa Hazır Mısınız? Rekonstrüksiyon İçin Uygun Aday Profili
Yanık sonrası rekonstrüksiyon, doğru zamanlama ve doğru aday seçimi ile en başarılı sonuçları veren bir süreçtir. Bu yolculuğa çıkmadan önce bazı önemli kriterlerin karşılanması gerekir.
-
Zamanlama: Skar Dokusunun Olgunlaşması: Cerrahi müdahale için en kritik faktörlerden biri zamanlamadır. Yanık yarası iyileştikten sonra oluşan skar dokusu, ilk 6-12 ay boyunca “aktif” bir dönemden geçer. Bu dönemde skar kırmızı, kabarık, sert ve kaşıntılı olabilir. Bu aktif faza müdahale etmek, daha kötü skar oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle, cerrahi planlamadan önce skarın “olgunlaşması”, yani renginin solması, yumuşaması ve daha stabil bir hale gelmesi beklenir. Bu süreç kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle en az 6 ay ila 1 yıl sürer.
-
Genel Sağlık Durumu: Rekonstrüktif cerrahi, anestezi gerektiren ciddi bir operasyondur. Adayların genel sağlık durumunun ameliyata uygun olması, aktif bir enfeksiyonlarının bulunmaması ve diyabet gibi kronik hastalıklarının kontrol altında olması önemlidir.
-
Fonksiyonel ve Estetik Kaygılar: Hareketlerinizi kısıtlayan, günlük yaşamınızı zorlaştıran kontraktürleriniz varsa, görünür bölgelerdeki belirgin deformiteler sosyal yaşamınızı ve özgüveninizi olumsuz etkiliyorsa, yanık sonrası rekonstrüksiyon için güçlü bir adaysınız demektir.
-
Gerçekçi Beklentiler: Bu, sürecin en önemli psikolojik bileşenidir. Rekonstrüktif cerrahinin amacı mükemmellik değil, belirgin bir iyileşme sağlamaktır. Bu yolculuktaki hedefimiz, yanığın izlerini tamamen silmek değil, onları hayatınızı kısıtlamayan, özgüveninizi zedelemeyen bir anıya dönüştürmektir. Amacımız, elde edilebilecek en iyi fonksiyonel ve estetik sonuca ulaşarak yaşam kalitenizi en üst düzeye çıkarmaktır. Cerrahi, izleri tamamen yok edemez ama onları çok daha az fark edilir, fonksiyonel olarak sorun yaratmayan bir hale getirebilir.
-
Psikolojik Hazırlık: Yanık rekonstrüksiyonu genellikle tek bir ameliyattan ibaret değildir ve birden fazla seans gerektirebilir. İyileşme süreci sabır ve özen gerektirir. Bu uzun soluklu sürece zihinsel olarak hazır olmak, motivasyonu korumak ve cerrahınızla iş birliği içinde olmak, başarının anahtarlarındandır.
Kişiye Özel Tedavi Sanatı: Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile Konsültasyon ve Planlama Süreci
Yanık sonrası rekonstrüksiyon yolculuğunuz, Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile yapacağınız ilk görüşme ile başlar. Bu ilk konsültasyon, yalnızca bir muayene değil, aynı zamanda sizin hikayenizi, hedeflerinizi ve endişelerinizi paylaştığınız, umudun somut bir eylem planına dönüştüğü bir başlangıçtır.
-
İlk Değerlendirme: Bu görüşmede Doç. Dr. Erçin, yanık bölgelerinizi detaylı bir şekilde muayene eder. Skarların tipi, genişliği, derinliği, kontraktürlerin derecesi ve çevre dokuların durumu dikkatle incelenir. Ancak en az fiziksel muayene kadar önemli olan, sizi dinlemektir. Bu süreçte sizi en çok neyin rahatsız ettiğini, fonksiyonel olarak hangi zorlukları yaşadığınızı ve estetik olarak ne gibi beklentileriniz olduğunu anlamak, tedavi planının temelini oluşturur.
-
Kişiye Özel Cerrahi Plan: Her yanık ve her hasta benzersizdir. Bu nedenle, standart bir tedavi protokolü yoktur. Doç. Dr. Erçin, muayene bulgularını ve sizin kişisel hedeflerinizi bir araya getirerek size özel bir cerrahi yol haritası çizer. Bu plan; hangi cerrahi tekniklerin kullanılacağını, operasyonun tek mi yoksa birden fazla aşamada mı gerçekleştirileceğini, tahmini iyileşme sürecini ve elde edilmesi hedeflenen sonuçları net bir şekilde içerir. Bu aşamada, belirsizlikleri ortadan kaldırmak ve aklınızdaki tüm soruları yanıtlamak esastır.
-
Ameliyat Öncesi Hazırlık: Cerrahi plan netleştikten sonra, ameliyata en güvenli ve hazır şekilde girmeniz için bir hazırlık süreci başlar. Bu süreçte, kan sulandırıcı gibi bazı ilaçların geçici olarak bırakılması, yara iyileşmesini olumsuz etkileyen sigaranın en az 3-4 hafta öncesinden tamamen kesilmesi kritik öneme sahiptir. Ayrıca, ameliyat sonrası dönemde size destek olacak bir yakınınızın organize edilmesi ve gerekli kan tahlilleri gibi sağlık kontrollerinin yapılması da bu hazırlıkların bir parçasıdır.
Modern Tıbbın Sunduğu Çözümler: Yanık Rekonstrüksiyonunda Kullanılan İleri Teknikler
Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, yanık rekonstrüksiyonunda en karmaşık sorunları çözmek için modern cerrahinin sunduğu tüm ileri tekniklere hakimdir. Tedavi planı, sorunun niteliğine göre bu tekniklerin bir veya birkaçını içerebilir.
| Teknik | Kısa Açıklama | Temel Kullanım Alanı |
| Deri Grefti (Deri Yaması) | Vücudun sağlıklı bir bölgesinden (genellikle uyluk veya kalça) alınan ince bir deri tabakasının, hasarlı bölgeye nakledilmesi işlemidir. | Geniş yüzeyli doku kayıplarını kapatmak, kontraktür açıldıktan sonra oluşan boşlukları örtmek. |
| Lokal Flep Cerrahisi | Hasarlı bölgenin hemen yanındaki sağlıklı dokunun, kan dolaşımı korunarak kaydırılması veya döndürülmesiyle onarım yapılmasıdır. | Renk ve doku uyumunun önemli olduğu yüz gibi bölgelerdeki küçük ve orta büyüklükteki defektler. |
| Serbest Flep (Mikrocerrahi) | Vücudun uzak bir bölgesinden (sırt, bacak gibi) alınan dokunun, kendi atar ve toplardamarlarıyla birlikte hasarlı bölgeye taşınması ve damarların mikroskop altında yeniden birleştirilmesidir. | Derin ve karmaşık doku kayıpları, kemik veya kas gibi alt yapıların da onarılması gereken durumlar, yüz rekonstrüksiyonu. |
| Doku Genişletme (Balon Tekniği) | Sağlıklı cildin altına silikon bir balon yerleştirilerek, zamanla şişirilmesi ve cildin genişletilmesidir. Elde edilen yeni ve kaliteli deri, yanık izini onarmak için kullanılır. | Saçlı derideki yanık kaynaklı kelliklerin (alopesi) ve yüzdeki geniş izlerin onarımı için idealdir. |
| Z-Plasti ve Skar Revizyonu | Skar dokusu üzerinde yapılan geometrik kesilerle (Z harfi gibi) skarın yönünü değiştirmek, uzatmak ve gerginliğini azaltmaktır. | Özellikle eklem bölgelerindeki çizgisel kontraktürleri serbest bırakmak ve izleri daha az görünür hale getirmek. |
| Yağ Enjeksiyonu (Kök Hücreli) | Kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokusunun, kök hücreden zenginleştirilerek yanık skarının altına enjekte edilmesidir. | Çökük izleri doldurmak, cildin kalitesini, esnekliğini ve rengini iyileştirmek, dokuya hacim kazandırmak. |
| Lazer Tedavileri | Fraksiyonel CO2 gibi lazer sistemleri ile cildin üst katmanlarında mikroskobik kanallar açılarak kolajen üretimini tetiklemek ve cildi yeniden yapılandırmaktır. | Skarların rengini (kırmızılık) ve dokusunu (kabarıklık) iyileştirmek, kaşıntıyı azaltmak, cildi pürüzsüzleştirmek. |
Bu cerrahi tekniklere ek olarak, basınçlı giysiler ve silikon tabakalar gibi destekleyici tedaviler, skarların daha düz ve solgun iyileşmesine yardımcı olurken, fizik tedavi ve rehabilitasyon, özellikle kontraktür cerrahisi sonrası fonksiyonel sonuçları en üst düzeye çıkarmak için tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Uzmanlık Gerektiren Bölgeler: Yüz, El ve Eklemlerde Rekonstrüksiyon
Yanık rekonstrüksiyonu, vücudun bazı bölgelerinde çok daha karmaşık ve hassas bir uzmanlık gerektirir. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin’in uluslararası düzeydeki mikrocerrahi ve el cerrahisi deneyimi, özellikle bu zorlu alanlarda fark yaratmaktadır.
-
Yüz Rekonstrüksiyonu: Yüz, kimliğimizin ve iletişimimizin merkezidir. Bu bölgedeki rekonstrüksiyon, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan kusursuz olmayı gerektirir.
-
Göz Kapakları: Yanık sonrası dışa dönen alt göz kapağı (ektropion), sadece estetik bir sorun değil, gözün kornea tabakasını kurumaya ve enfeksiyona açık bırakarak körlüğe kadar gidebilen ciddi bir fonksiyonel problemdir. Rekonstrüksiyon, bu durumu düzelterek göz sağlığını korur.
-
Dudaklar ve Ağız Çevresi: Ağız köşelerindeki çekilmeler ve ağız açıklığının daralması (mikrostomi), yemek yemeyi, konuşmayı ve ağız hijyenini sağlamayı zorlaştırır. Cerrahi onarım, bu hayati fonksiyonları geri kazandırır.
-
-
El Cerrahisi: Ellerimiz, dünya ile etkileşim kurmamızı sağlayan en önemli araçlarımızdır. Elinizdeki bir yanık izini onarmak, sadece cildi değiştirmek değildir. Bu, parmaklarınızın en ince hareketlerini, dokunma hissini ve kavrama gücünü yeniden kazandırmayı hedefleyen, son derece hassas bir mikrocerrahi ve el cerrahisi uzmanlığı gerektirir. Parmakların birbirine yapışması (sindaktili) veya eklemlerin bükülü kalması gibi durumlar, özel cerrahi tekniklerle düzeltilir.
-
Büyük Eklem Kontraktürleri: Boyun, omuz, dirsek ve diz gibi büyük eklemleri etkileyen geniş kontraktürler, kişinin hareket özgürlüğünü tamamen elinden alabilir. Bu bölgelerde yapılan cerrahi, kontraktüre neden olan sert skar bandının serbestleştirilmesi ve oluşan doku açığının flep veya greftlerle kapatılmasını içerir. Amaç, eklemin tam hareket açıklığına yeniden kavuşmasıdır.
-
Saçlı Deri ve Kaş Rekonstrüksiyonu: Yanık nedeniyle oluşan saçsız alanlar, doku genişletme (balon tekniği) ile başarılı bir şekilde onarılabilir. Kaş gibi daha küçük alanlardaki kıl kayıpları için ise saç kökü nakli (kaş ekimi) estetik olarak tatmin edici sonuçlar sunar.
İyileşme Süreci ve Sonuçlar: Sabır, Bakım ve Gerçekçi Beklentiler
Yanık sonrası rekonstrüksiyon ameliyatı, iyileşme yolculuğunda önemli bir dönüm noktasıdır, ancak bu yolculuğun sonu değildir. Başarılı bir sonuç, cerrahi kadar ameliyat sonrası sürece de bağlıdır.
-
Ameliyat Sonrası Erken Dönem: Ameliyatın kapsamına bağlı olarak birkaç gün hastanede kalmanız gerekebilir. Bu süreçte ağrı kontrolü sağlanır, pansumanlarınız yapılır ve yara bakımı öğretilir. Eve döndükten sonraki ilk haftalarda, cerrahi bölgeyi korumak ve doktorunuzun önerdiği aktivite kısıtlamalarına uymak önemlidir.
-
Uzun Dönem Bakım ve Takip: Ameliyat, başarılı bir sonucun temelini atar; ancak bu temelin üzerine en iyi yapıyı inşa etmek, sizinle bizim aramızdaki bir ekip çalışmasıdır. İyileşme sürecindeki özeniniz, düzenli fizik tedavi katılımınız ve bakım talimatlarımıza uymanız, elde edeceğimiz sonucu doğrudan etkileyen en değerli faktörlerdir. Yara izlerinin üzerine düzenli olarak nemlendirici uygulanması, cildin esnekliğini artırır. En az bir yıl boyunca onarılan bölgenin yoğun güneş ışığından korunması, kalıcı renk değişikliklerini (hiperpigmentasyon) önlemek için hayati önem taşır.
-
Sonuçların Olgunlaşması: Cerrahi sonuçların nihai halini alması zaman alır. Ameliyat sonrası ilk aylarda onarılan bölgede şişlik ve kırmızılık olması normaldir. Skarların tamamen yumuşaması, renginin solması ve cildin son şeklini alması 12 ila 18 ayı bulabilir. Bu süreçte sabırlı olmak ve düzenli kontrollere devam etmek gerekir.
-
Riskler ve Komplikasyonlar: Her cerrahi işlemde olduğu gibi, yanık rekonstrüksiyonunda da enfeksiyon, kanama, nakledilen dokunun (greft veya flep) kaybı gibi riskler mevcuttur. Ancak bu riskler, alanında uzman, deneyimli bir cerrah tarafından, titiz bir planlama ve uygulama ile en aza indirilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yanık sonrası rekonstrüksiyon ameliyatı ne kadar sürer?
Ameliyatın süresi, yapılacak işlemin karmaşıklığına, yanığın genişliğine ve kullanılan tekniğe bağlı olarak 1-2 saatten 8-10 saate kadar değişebilir.
İyileşme süreci ne kadar zaman alır?
İlk iyileşme genellikle 2-3 hafta sürer, ancak tam fonksiyonel iyileşme ve nihai sonuçların görülmesi birkaç aydan bir yıla kadar uzayabilir.
Ameliyat ağrılı mıdır?
Ameliyat genel anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. Ameliyat sonrası ağrı, etkili ağrı kesicilerle kontrol altına alınır ve genellikle birkaç gün içinde azalır.
Kaç ameliyat olmam gerekir?
Bu, yanığın ciddiyetine ve hedeflenen sonuca bağlıdır. Bazı durumlarda tek bir operasyon yeterli olabilirken, karmaşık deformiteler için birkaç aşamalı cerrahi gerekebilir.
Sonuçlar kalıcı mıdır?
Evet, rekonstrüksiyon ile elde edilen fonksiyonel ve estetik iyileşmeler kalıcıdır. Ancak skar dokusu zamanla değişmeye devam edebilir ve özellikle çocuklarda büyüme ile birlikte ek müdahaleler gerekebilir.
Yanık izleri tamamen yok olur mu?
Rekonstrüktif cerrahinin amacı izleri tamamen yok etmek değil, onları fonksiyonel olarak sorunsuz ve estetik olarak çok daha kabul edilebilir bir hale getirmektir. İzler tamamen kaybolmaz, ancak belirginlikleri önemli ölçüde azalır.
İstanbul’daki kliniğinizde yanık rekonstrüksiyonu yapılıyor mu?
Evet, Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, İstanbul’daki kliniğinde yanık sonrası rekonstrüksiyon ameliyatlarını, en güncel ve ileri teknikleri kullanarak gerçekleştirmektedir.
Sonuç: Yeniden Kazanılan Bir Hayata İlk Adımınızı Atın
Yanık sonrası rekonstrüksiyon, geçmişin izlerini silmek değil, geleceğinize umutla ve özgüvenle yürümenizi sağlamak için bir köprüdür. Bu, fonksiyonlarınızı, görünümünüzü ve en önemlisi yaşam kalitenizi yeniden şekillendirme gücüne sahip, hayat değiştiren bir yolculuktur.
Yanıkların hayatınız üzerindeki kontrolünü sona erdirmek ve yeniden kazanılmış bir yaşama adım atmak için bugün Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ve ekibiyle iletişime geçin. İstanbul’daki kliniğimizde size özel bir değerlendirme ve tedavi planı için randevu alarak bu önemli ilk adımı atabilirsiniz.
İlk muayeneniz, sizinle tanışmak, hedeflerinizi ve beklentilerinizi derinlemesine anlamak için ayırdığımız özel bir zamandır. Bu görüşme sırasında, estetik veya fonksiyonel olarak sizi rahatsız eden konuları dinliyor, detaylı bir tıbbi değerlendirme yapıyoruz. Ardından, size özel durumunuza en uygun tedavi seçeneklerini, süreçlerini, olası sonuçlarını ve iyileşme dönemini tüm şeffaflığıyla anlatıyoruz.
Hasta güvenliği, tüm cerrahi yaklaşımlarımızın temelinde yer alan en öncelikli konudur. Güvenli bir cerrahi süreç için ilk adım, operasyonu gerçekleştirecek cerrahın alanında uzman, tecrübeli ve uluslararası standartlarda eğitim almış bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olmasıdır. Tüm operasyonlarımızı, modern teknolojiye ve donanıma sahip, yüksek hijyen standartlarına uygun, tam teşekküllü hastanelerde gerçekleştiriyoruz.