Reserve your spot with our medical team in just minutes.
Treacher Collins Sendromu (TCS) ile ilgili bir teşhis, aileler için pek çok soruyu ve endişeyi beraberinde getiren karmaşık bir yolculuğun başlangıcı olabilir. Bu yolculukta en önemli unsur, doğru bilgiye, uzmanlığa ve şefkatli bir rehberliğe sahip olmaktır. Treacher Collins Sendromu, yüz kemiklerinin ve dokularının gelişimini etkileyen doğumsal bir durum olsa da, günümüzün ileri tıp teknolojileri ve kişiye özel tedavi stratejileri sayesinde, bu sendromla doğan bireylerin tam ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri mümkündür. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanındaki derin tecrübesiyle Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, bu özel yolculukta ailelere ve hastalara en güncel ve etkili tedavi çözümlerini sunarak rehberlik etmektedir.
Bölüm 1: Treacher Collins Sendromu’nu Anlamak
Treacher Collins Sendromu Nedir?
Treacher Collins Sendromu, tıp literatüründe “mandibulofasiyal dizostoz” olarak da bilinen, anne karnındaki gelişim sırasında yüzün kemik ve yumuşak dokularının oluşumunu etkileyen nadir bir genetik durumdur. Bu durum, embriyonik gelişim evresinde birinci ve ikinci brankial arkların yetersiz gelişmesinden kaynaklanır. Sonuç olarak, özellikle elmacık kemikleri, çene, kulaklar ve göz kapakları gibi yüz yapılarında karakteristik anomaliler ortaya çıkar.
Görülme sıklığı yaklaşık olarak 50.000 canlı doğumda 1 olan bu sendrom, doğuştan gelen (konjenital) bir durumdur ve ilerleyici değildir; yani doğumda mevcut olan deformasyonların derecesi yaşam boyunca değişmez. Sendromun etkileri kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir; bazı bireylerde belirtiler neredeyse fark edilmeyecek kadar hafifken, bazılarında daha belirgin ve fonksiyonel zorluklara yol açan şiddetli olabilir.
Genetik Kökenler ve Kalıtım Desenleri
Treacher Collins Sendromu’nun temelinde genetik mutasyonlar yatmaktadır. Bu mutasyonlar, yüz kemiklerinin ve dokularının gelişiminde kritik rol oynayan proteinlerin üretimini bozar. Sendromdan sorumlu olduğu bilinen başlıca genler şunlardır:
-
TCOF1 Geni: Vakaların yaklaşık %81 ila %93’ünden sorumlu olan en yaygın nedendir.
-
POLR1C ve POLR1D Genleri: Vakaların yaklaşık %2’sini oluşturan daha nadir nedenlerdir.
Bu genler, hücrelerin normal işleyişi için hayati önem taşıyan ribozomal RNA (rRNA) üretiminde görev alır. Genlerdeki bir mutasyon, rRNA üretimini azaltarak yüz gelişiminde rol oynayan belirli hücrelerin anormal şekilde yok olmasına (apoptoz) neden olur. Bu durum, sendromun karakteristik yüz anomalilerine yol açar.
Sendromun kalıtım şekli de çeşitlilik gösterir:
-
Otosomal Dominant Kalıtım: En yaygın kalıtım şeklidir. TCOF1 veya POLR1D genlerindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Bu durumda, ebeveynlerden yalnızca birinin mutasyonlu geni taşıması, çocuğun %50 ihtimalle sendromla doğması için yeterlidir.
-
Spontan (De Novo) Mutasyonlar: Vakaların yaklaşık %60’ında, ailede daha önce sendrom öyküsü olmamasına rağmen, bebekte tamamen yeni bir genetik mutasyonun ortaya çıkmasıyla görülür. Bu, sağlıklı ebeveynlerin de TCS’li bir çocuğa sahip olabileceği anlamına gelir.
-
Otosomal Resesif Kalıtım: En nadir görülen durumdur ve POLR1C genindeki mutasyonlarla ilişkilidir. Bu kalıtım şeklinde, çocuğun sendromu geliştirmesi için hem anneden hem de babadan mutasyonlu geni miras alması gerekir.
Burada anlaşılması gereken kritik bir nokta, genetik teşhisin kesinliğine rağmen, sendromun şiddetinin öngörülemezliğidir. Aynı aile içinde, aynı genetik mutasyonu taşıyan bireylerde bile sendromun etkileri çok hafiften çok şiddetliye kadar değişebilir. Bu durum, genotip (genetik yapı) ile fenotip (fiziksel görünüm) arasındaki karmaşık ilişkiyi gösterir ve her hastanın durumunun benzersiz olduğunu kanıtlar. Bu nedenle, genel bir tanıdan ziyade, her birey için özel olarak hazırlanmış, detaylı bir değerlendirme ve kişiye özel bir tedavi planı oluşturulması hayati önem taşır.
Bölüm 2: Treacher Collins Sendromu’nun Belirtileri ve Etkileri
Karakteristik Fiziksel Bulgular
Treacher Collins Sendromu, yüzün çeşitli bölgelerini etkileyen belirgin fiziksel özelliklerle tanınır. Bu bulgular genellikle simetriktir ve doğumda mevcuttur.
-
Yüz Kemikleri: En belirgin özellik, elmacık kemiklerinin (zigomatik kemikler) ve alt çenenin (mandibula) yetersiz gelişmesidir (hipoplazi). Bu durum, yanakların içe çökük veya düz görünmesine, çenenin küçük ve geride kalmasına (mikrognati veya retrognati) ve yüzün dışbükey bir profil sergilemesine neden olur.
-
Gözler: Göz kapakları arasındaki açıklıkların (palpebral fissürler) aşağı doğru eğimli olması tipiktir. Alt göz kapaklarında “kolobom” adı verilen bir çentik veya doku eksikliği ve alt kirpiklerin seyrek veya tamamen yok olması sıkça görülür. Bu durumlar göz sağlığını etkileyebilir ve nadiren görme sorunlarına yol açabilir.
-
Kulaklar: Dış kulak yapılarında geniş bir yelpazede deformiteler gözlenir. Kulaklar normalden küçük ve anormal şekilli (mikrotia) olabilir veya tamamen gelişmemiş (anotia) olabilir. Bu dış görünüm anormallikleri, genellikle işitme sorunlarının da bir göstergesidir.
-
Ağız ve Damak: Bazı vakalarda, ağzın tavanında bir açıklık olan “yarık damak” görülebilir. Ayrıca, çene yapısındaki anormallikler nedeniyle dişlerin düzgün sıralanmaması (maloklüzyon) ve diş eksiklikleri gibi dental sorunlar da yaygındır.
Fonksiyonel Zorluklar: Nefes Almadan Beslenmeye
TCS’nin etkileri sadece estetikle sınırlı değildir; aynı zamanda hayati fonksiyonları da ciddi şekilde etkileyebilir. Aileler için en acil endişeler genellikle bu fonksiyonel zorluklardır.
-
Solunum Problemleri: Özellikle bebeklik döneminde, küçük ve geride konumlanmış çene (mikrognati), dilin geriye kayarak hava yolunu tıkamasına (glossoptoz) neden olabilir. Bu durum, potansiyel olarak yaşamı tehdit eden solunum sıkıntısına ve obstrüktif uyku apnesine yol açabilir.
-
İşitme Kaybı: TCS’li bireylerin yaklaşık yarısında işitme kaybı görülür. Bu kayıp, sesin dış ve orta kulaktan iç kulağa iletilmesindeki bir sorundan kaynaklanan “iletim tipi işitme kaybı”dır. Dış kulak kanalının dar veya kapalı olması ve/veya orta kulaktaki ses iletiminden sorumlu kemikçiklerin (ossiküller) malformasyonu bu duruma neden olur. İç kulak yapıları genellikle normaldir.
-
Beslenme ve Konuşma Güçlükleri: Yarık damak ve anormal çene yapısı, bebeklerin emme ve yutma yeteneklerini olumsuz etkileyebilir. İlerleyen yaşlarda ise bu anatomik farklılıklar, seslerin doğru bir şekilde çıkarılmasını (artikülasyon) zorlaştırarak konuşma güçlüklerine neden olabilir.
Zihinsel Gelişim: Önemli Bir Ayrım
Aileleri rahatlatacak en önemli bilgilerden biri, Treacher Collins Sendromu’nun zihinsel gelişimi veya zeka seviyesini etkilememesidir. Bu sendromla doğan bireyler tipik olarak normal zekaya sahiptirler. Gözlemlenebilecek herhangi bir öğrenme veya gelişimsel gecikme, neredeyse her zaman tedavi edilmemiş işitme kaybının bir sonucudur. Bu nedenle, işitme fonksiyonunun erken dönemde değerlendirilmesi ve gerekli rehabilitasyonun sağlanması, çocuğun akademik ve sosyal potansiyeline tam olarak ulaşabilmesi için kritik öneme sahiptir.
Bölüm 3: Tanı Süreci ve Multidisipliner Değerlendirme
Doğum Öncesi ve Sonrası Tanı Yöntemleri
Treacher Collins Sendromu’nun teşhisi, doğum öncesi dönemde başlayıp doğumdan sonra kesinleştirilen bir süreçtir.
-
Prenatal Tanı: Gebeliğin ileri haftalarında yapılan detaylı ultrason incelemeleri, fetüsün yüz yapısındaki küçük çene gibi karakteristik özellikleri gösterebilir. Ailede TCS öyküsü varsa veya ultrasonda şüpheli bulgular saptanırsa, amniyosentez gibi yöntemlerle genetik test yapılması ve kesin tanı konulması mümkündür.
-
Doğum Sonrası Tanı: Çoğu durumda, tanı doğumdan hemen sonra, bebeğin fiziksel muayenesi sırasında konulur. Yüzdeki karakteristik görünüm, deneyimli bir klinisyen için güçlü bir göstergedir. Tanıyı doğrulamak ve tedaviyi planlamak için ek testler yapılır. Bilgisayarlı Tomografi (BT) gibi radyolojik görüntülemeler, altta yatan kemik yapılarının detaylı bir haritasını çıkarır. Kesin teşhis ise, ilgili genlerdeki mutasyonu tespit eden genetik testlerle konulur.
Uzman Ekip Yaklaşımının Önemi: Tedavinin Temel Taşı
Treacher Collins Sendromu’nun tedavisi, tek bir doktorun uzmanlığını aşan, karmaşık ve çok yönlü bir süreçtir. Bu nedenle, uluslararası kabul görmüş en iyi bakım standardı, farklı uzmanlık alanlarından doktorların bir araya geldiği multidisipliner bir kraniyofasiyal ekip yaklaşımıdır. Bu ekipte yer alan başlıca uzmanlar ve rolleri şunlardır:
-
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah: Tedavi sürecinin cerrahi planlamasını ve uygulamasını yönetir.
-
Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı: Solunum yolu ve işitme ile ilgili sorunları değerlendirir ve tedavi eder.
-
Odyolog: İşitme testlerini yapar ve uygun işitme cihazlarını belirler.
-
Göz Doktoru (Oftalmolog): Göz sağlığını ve görme fonksiyonlarını değerlendirir.
-
Ağız, Diş ve Çene Cerrahı & Ortodontist: Çene ve diş yapısındaki sorunları tedavi eder.
-
Konuşma ve Dil Terapisti: İletişim ve yutma becerilerini geliştirir.
-
Genetik Uzmanı: Genetik danışmanlık sağlar.
-
Psikolog: Hasta ve aileye psikososyal destek sunar.
Bu uzmanlar topluluğu içinde Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah, genellikle merkezi bir rol üstlenir. Diğer uzmanlardan gelen tüm verileri sentezleyerek, çocuğun büyüme ve gelişim evreleriyle uyumlu, uzun vadeli bir cerrahi yol haritası oluşturan “baş mimar” konumundadır. Bu rol, sadece cerrahi beceri değil, aynı zamanda estetik vizyon, kraniyofasiyal gelişim hakkında derin bir anlayış ve stratejik planlama yeteneği gerektirir. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, rekonstrüktif mikrocerrahi ve kraniyofasiyal cerrahi alanlarındaki uluslararası deneyimi ile bu liderlik rolünü üstlenerek, tedavi sürecini başından sonuna kadar titizlikle yönetir.
Bölüm 4: Treacher Collins Sendromu İçin Kapsamlı Tedavi Stratejileri
Tedavinin Temel Hedefleri: Fonksiyon, Estetik ve Yaşam Kalitesi
Treacher Collins Sendromu tedavisinin felsefesi, üç temel sütun üzerine kuruludur: fonksiyonu restore etmek, estetiği iyileştirmek ve nihayetinde yaşam kalitesini en üst düzeye çıkarmak. Öncelik her zaman hayatı tehdit eden fonksiyonel sorunların (solunum ve beslenme gibi) çözülmesidir. Ardından, işitme ve konuşma gibi temel becerilerin desteklenmesi hedeflenir. Son olarak, yüz simetrisini ve estetik görünümü iyileştirmeye yönelik müdahaleler, bireyin özgüveni ve sosyal entegrasyonu için kritik bir rol oynar.
Aşamalı Cerrahi Müdahaleler: Büyüme ile Uyumlu Bir Yol Haritası
Cerrahi tedavi, bir dizi planlı ve aşamalı operasyondan oluşur. Bu operasyonlar, çocuğun büyüme potansiyelini en iyi şekilde kullanmak ve kalıcı sonuçlar elde etmek için belirli yaş dönemlerinde yapılır.
-
Havayolu Yönetimi ve Çene Rekonstrüksiyonu: Bebeklerde ciddi solunum sıkıntısı varsa, güvenli bir hava yolu sağlamak için geçici olarak trakeostomi (nefes borusuna bir tüp yerleştirilmesi) gerekebilir. Ancak modern yaklaşım, “mandibular distraksiyon osteogenezisi” adı verilen bir tekniktir. Bu yöntemde, çene kemiği cerrahi olarak kesilir ve araya yerleştirilen özel bir cihaz ile kemik her gün yavaş yavaş uzatılır. Bu, çeneyi öne doğru hareket ettirerek hava yolunu açar ve birçok bebeğin trakeostomi ihtiyacını ortadan kaldırır.
-
Elmacık Kemiği ve Yüz Konturu Onarımı: Eksik veya az gelişmiş elmacık kemiklerini yeniden oluşturmak için genellikle vücudun başka bir yerinden (örneğin kaburga veya kalça kemiği) alınan kemik greftleri veya kişiye özel tasarlanmış implantlar kullanılır. Bu operasyonlar, yüze hacim kazandırır ve gözlerin altındaki desteği artırır.
-
Kulak Rekonstrüksiyonu (Mikrotia Cerrahisi): Dış kulağın yeniden oluşturulması, rekonstrüktif cerrahinin en sanatsal ve zorlu alanlarından biridir. Genellikle hastanın kendi kaburga kıkırdağı kullanılarak, birkaç aşamada yeni bir kulak kepçesi şekillendirilir. Bu operasyon, yüksek düzeyde uzmanlık ve deneyim gerektirir.
-
Göz Kapağı ve Damak Onarımları: Alt göz kapağındaki çentiğin (kolobom) onarılması, gözü korumak ve kuruluğu önlemek için önemlidir. Yarık damak onarımı ise genellikle 1 yaş civarında yapılır ve hem beslenmeyi hem de ilerideki konuşma gelişimini olumlu yönde etkiler.
Cerrahi Tedavinin Zamanlaması: Kritik Bir Strateji
Treacher Collins Sendromu tedavisinde ne yapıldığı kadar ne zaman yapıldığı da önemlidir. Cerrahi müdahalelerin zamanlaması, çocuğun büyüme ve gelişim dönemlerine göre dikkatle planlanır. Bu stratejik yaklaşım, operasyonların başarısını ve uzun vadedeki kalıcılığını doğrudan etkiler. Aşağıdaki tablo, bu karmaşık süreci anlaşılır bir yol haritasına dönüştürmektedir.
Tablo 1: Treacher Collins Sendromu Tedavisinde Örnek Zaman Çizelgesi
| Yaş Dönemi | Odak Alanları | Olası Müdahaleler |
| Süt Çocukluğu (0-2 Yaş) | Havayolu Güvenliği, Beslenme Desteği, İşitmenin Değerlendirilmesi | Trakeostomi (gerekirse), Mandibular distraksiyon, Mide tüpü (G-tüpü) yerleştirilmesi, Yarık damak onarımı (1 yaş civarı), İşitme cihazlarının uygulanması |
| Erken Çocukluk (3-7 Yaş) | Konuşma Gelişimi, Göz Sağlığı, Yüz Simetrisi | Göz kapağı onarımı (kolobom), Elmacık kemiği rekonstrüksiyonu (kemik greftleri), Yoğun konuşma terapisi |
| Okul Çağı (8-12 Yaş) | Sosyal Entegrasyon, İşitmenin İyileştirilmesi, Diş Yapısı | Kulak rekonstrüksiyonu (mikrotia cerrahisi), Ortodontik tedavinin başlangıcı, Kemik iletimli işitme cihazı implantasyonu |
| Ergenlik (13-18+ Yaş) | Nihai Yüz Estetiği ve Fonksiyonu | Ortognatik cerrahi (çift çene ameliyatı), Rinoplasti (burun estetiği), Yüz konturunu iyileştirmek için ek prosedürler (yağ greftleme vb.) |
Destekleyici ve Cerrahi Dışı Tedaviler
Kapsamlı bir tedavi planı, cerrahinin yanı sıra bir dizi destekleyici terapiyi de içerir:
-
İşitme Rehabilitasyonu: Erken dönemde uygulanan kemiğe monte işitme cihazları (BAHA gibi), çocuğun sesleri duymasını ve normal konuşma-dil becerileri geliştirmesini sağlar.
-
Konuşma ve Dil Terapisi: Terapistler, damak ve çene yapısından kaynaklanan konuşma zorluklarının üstesinden gelmek için çocuklarla birebir çalışır.
-
Ortodontik Tedavi: Ortodonti, dişleri düzeltmek ve çene ameliyatlarına hazırlık yapmak için tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Bölüm 5: Treacher Collins Sendromu ile Yaşam: Uzun Dönem Yönetim ve Destek
Uzun Dönemde Sağlık ve Yaşam Kalitesi
Zamanında ve kapsamlı bir tedavi ile Treacher Collins Sendromu olan bireyler için uzun dönemli görünüm oldukça olumludur. Yaşam beklentisi normaldir ve bireyler okul, iş, aile hayatı dahil olmak üzere her türlü aktiviteye katılarak dolu ve üretken bir yaşam sürebilirler. Tedavinin nihai amacı, sadece fiziksel sorunları düzeltmek değil, aynı zamanda bireyin kendine güvenen, sosyal ve mutlu bir yetişkin olmasını sağlamaktır. Elbette, görünür farklılıklardan kaynaklanan sosyal ve psikolojik zorluklar yaşanabilir, ancak bu zorluklar doğru destekle yönetilebilir.
Psikososyal Destek ve Toplumsal Kaynaklar
Tedavi sürecinin tıbbi yönü kadar, psikososyal destek de büyük önem taşır. Hem bireyin hem de ailenin, görünür farklılıkların getirebileceği sosyal ve duygusal zorluklarla başa çıkması gerekir. Bu noktada, benzer deneyimleri yaşayan diğer ailelerle bir araya gelmek paha biçilmez bir destek sağlar.
Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren en önemli kuruluşlardan biri Yüzümle Mutluyum Derneği‘dir. Treacher Collins Sendromu ve diğer yüz anomalileri olan bireyler ve aileleri için bir dayanışma ve farkındalık platformu olan dernek, topluluk oluşturma, eğitim ve güçlendirme faaliyetleri yürütmektedir. Bu tür kaynaklar, ailelerin yalnız olmadıklarını hissetmelerine ve çocuklarının özgüvenle büyümelerine yardımcı olur.
Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile Tedavi Yolculuğunuz
Treacher Collins Sendromu gibi karmaşık bir durumun yönetimi, derin bir uzmanlık, uzun vadeli bir vizyon ve hasta odaklı bir yaklaşım gerektirir. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi alanındaki kapsamlı eğitimi, özellikle kraniyofasiyal cerrahi ve rekonstrüktif mikrocerrahi gibi ileri düzeydeki yetkinlikleri ve uluslararası deneyimi ile bu zorlu yolculukta ailelere güvenilir bir ortak olmayı hedefler.
İstanbul’daki kliniğinde, her hastanın benzersiz ihtiyaçlarını analiz ederek, en güncel bilimsel tekniklerle kişiye özel tedavi planları oluşturur. Onun yaklaşımı, sadece cerrahi mükemmelliği değil, aynı zamanda hastanın ve ailenin tüm süreç boyunca fiziksel ve psikolojik olarak en sağlıklı deneyimi yaşamasını sağlamayı da kapsar. Çocuğunuzun geleceği için en iyi adımı atmak, doğru uzmanla net ve umut dolu bir yol haritası çizmekle başlar.
Bölüm 6: Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Treacher Collins sendromu zeka geriliğine neden olur mu?
Hayır. Treacher Collins Sendromu zekayı etkilemez. Bu sendroma sahip bireylerin zeka seviyeleri normaldir. Eğitimde karşılaşılabilecek zorluklar genellikle tedavi edilmemiş işitme kaybından kaynaklanır.
2. TCS’li bireyler normal bir hayat sürebilir mi?
Evet. Erken yaşta başlayan, kapsamlı ve multidisipliner bir tedavi ile TCS’li bireyler sağlıklı, üretken ve dolu dolu bir yaşam sürebilirler.
3. Treacher Collins sendromu anne karnında tespit edilebilir mi?
Evet, gebelik sırasında yapılan detaylı ultrasonlarda belirtiler görülebilir. Ailede öykü varsa veya şüphe durumunda genetik testlerle kesin tanı konulabilir.
4. TCS için yapılan ameliyatlar estetik midir, zorunlu mudur?
Bu ameliyatlar “rekonstrüktif” yani onarım amaçlıdır ve tıbbi olarak gereklidir. Solunum, işitme, beslenme gibi hayati fonksiyonları düzeltmeyi hedeflerken, aynı zamanda yüz yapısını iyileştirerek bireyin yaşam kalitesini ve psikososyal sağlığını artırırlar.
5. Ailemizde TCS öyküsü yok, yine de çocuğumuzda olabilir mi?
Evet. Vakaların yaklaşık %60’ı, ailede daha önce hiç görülmemiş, tamamen yeni (spontan) bir genetik mutasyon sonucu ortaya çıkar.
6. TCS tedavisi ne kadar sürer?
Tedavi, bebeklikten ergenliğin sonuna kadar devam eden uzun soluklu bir süreçtir. Çocuğun büyüme ve gelişimine paralel olarak planlanan çok sayıda cerrahi ve terapötik aşamayı içerir.
7. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, Treacher Collins sendromu tedavisinde hangi ameliyatları yapmaktadır?
Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, kraniyofasiyal cerrahi alanındaki uzmanlığıyla, mandibular distraksiyon (çene uzatma), elmacık kemiği rekonstrüksiyonu, kulak rekonstrüksiyonu (mikrotia cerrahisi) ve diğer tüm yüz onarım prosedürlerini içeren kapsamlı cerrahi tedavileri gerçekleştirmektedir.
İlk muayeneniz, sizinle tanışmak, hedeflerinizi ve beklentilerinizi derinlemesine anlamak için ayırdığımız özel bir zamandır. Bu görüşme sırasında, estetik veya fonksiyonel olarak sizi rahatsız eden konuları dinliyor, detaylı bir tıbbi değerlendirme yapıyoruz. Ardından, size özel durumunuza en uygun tedavi seçeneklerini, süreçlerini, olası sonuçlarını ve iyileşme dönemini tüm şeffaflığıyla anlatıyoruz.
Hasta güvenliği, tüm cerrahi yaklaşımlarımızın temelinde yer alan en öncelikli konudur. Güvenli bir cerrahi süreç için ilk adım, operasyonu gerçekleştirecek cerrahın alanında uzman, tecrübeli ve uluslararası standartlarda eğitim almış bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olmasıdır. Tüm operasyonlarımızı, modern teknolojiye ve donanıma sahip, yüksek hijyen standartlarına uygun, tam teşekküllü hastanelerde gerçekleştiriyoruz.