Reserve your spot with our medical team in just minutes.
Hayata Kapsamlı Bir Başlangıç İçin Uzman Dokunuşu
Kraniyofasiyal anomali tanısı, aileler için endişe ve belirsizliklerle dolu bir sürecin başlangıcı olabilir. Bu hassas dönemde, doğru bilgiye ulaşmak ve güvenilir bir yol haritası çizmek her şeyden önemlidir. Kraniyofasiyal anomaliler, en genel tanımıyla, baş, yüz ve çene bölgesinin anne karnındaki gelişim sürecinde ortaya çıkan yapısal ve işlevsel farklılıklarıdır. Bu durumlar, estetik görünümün ötesinde, solunum, beslenme, işitme ve görme gibi temel yaşam fonksiyonlarını etkileyebilir.
Ancak modern tıp, bu karmaşık durumların yönetiminde devrim niteliğinde ilerlemeler kaydetmiştir. Günümüzde, ileri cerrahi teknikler ve kişiye özel tedavi planları sayesinde, kraniyofasiyal anomalilerle doğan çocuklar için hem fonksiyonel hem de estetik açıdan tatmin edici sonuçlar elde etmek mümkündür. Amacımız, her çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesini sağlamak ve hayata güvenle gülümsemelerine yardımcı olmaktır. Bu yolculukta, alanında derin uzmanlığa sahip, deneyimli ve şefkatli bir ekibin rehberliği, en değerli güvencenizdir. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, bu alandaki uluslararası deneyimi ve hasta odaklı yaklaşımıyla, size ve ailenize bu süreçte destek olmak için hazırdır.
Kraniyofasiyal Anomali Nedir? Kapsamlı Bir Bakış
Kraniyofasiyal anomaliler, baş (kranyum) ve yüz (fasiyal) bölgelerindeki kemik ve yumuşak dokuların doğumsal (konjenital) gelişim bozukluklarını ifade eden geniş bir terimdir. Bu anomaliler, bebeğin anne karnındaki embriyolojik gelişiminin erken evrelerinde, özellikle faringeal ark adı verilen yapıların oluşumundaki aksamalar veya sapmalar sonucu ortaya çıkar. Bu yapılar, yüz, boyun, ağız, çene ve kulak gibi kritik bölgelerin temelini oluşturur.
Bu durumların önemi, yalnızca dış görünüşü etkilemelerinden kaynaklanmaz. Yüz ve kafatası yapılarının karmaşık anatomisi, birçok hayati fonksiyonla doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla, bu bölgedeki bir anomali;
-
Solunum: Burun ve çene yapısındaki bozukluklar nefes almayı güçleştirebilir.
-
Beslenme: Dudak, damak ve çene anomalileri emme ve yutma fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.
-
Konuşma: Ağız ve damak yapısındaki farklılıklar seslerin doğru bir şekilde çıkarılmasına engel olabilir.
-
Görme: Göz çukurlarının (orbita) pozisyonu veya şeklindeki bozukluklar görme fonksiyonlarını tehdit edebilir.
-
İşitme: Kulak yapısındaki anomaliler işitme kayıplarına yol açabilir.
Kraniyofasiyal anomalilerin şiddeti, hafif bir asimetriden, birden fazla sistemi etkileyen karmaşık sendromlara kadar geniş bir yelpazede değişiklik gösterir. Bu nedenle her vaka benzersizdir ve kişiye özel bir değerlendirme ve tedavi planı gerektirir.
Kraniyofasiyal Anomalilerin Nedenleri ve Belirtileri
Bu karmaşık durumların arkasında genellikle tek bir neden değil, birden fazla faktörün etkileşimi yatar. Tedavi sürecinin doğru planlanabilmesi için bu nedenlerin ve belirtilerin doğru anlaşılması kritik öneme sahiptir.
Nedenleri
Kraniyofasiyal anomalilerin oluşumunda rol oynayan başlıca faktörler şunlardır:
-
Genetik Faktörler: Birçok anomali, ebeveynlerden aktarılan gen kombinasyonları veya gebelik sırasında gende meydana gelen yeni bir değişiklik (mutasyon) sonucu ortaya çıkar. Apert Sendromu, Crouzon Sendromu ve Pfeiffer Sendromu gibi durumlar, belirli genlerdeki mutasyonlarla ilişkilendirilen “sendromik” anomalilere örnektir.
-
Çevresel Etkenler: Gebelik sırasında annenin maruz kaldığı bazı çevresel faktörlerin, genetik yatkınlıkla birleştiğinde anomali riskini artırabileceği düşünülmektedir.
-
Folik Asit Yetersizliği: Gebelik öncesi ve sırasında yeterli folik asit alımının, özellikle dudak ve damak yarığı gibi bazı anomalilerin riskini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Anomaliler, altta yatan bir genetik sendromun parçası olarak ortaya çıktığında “sendromik”, bilinen bir sendrom olmaksızın tek başına görüldüğünde ise “sendromik olmayan” olarak sınıflandırılır. Sendromik olmayan vakalar daha yaygın görülmektedir.
Belirtileri
Kraniyofasiyal anomalilerin belirtileri, durumun tipine ve şiddetine bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Ebeveynler veya hekimler tarafından fark edilebilecek bazı yaygın bulgular şunlardır:
Fiziksel Belirtiler:
-
Anormal Kafa Şekli: Kafatasının alışılmadık derecede uzun, dar, basık, üçgen veya asimetrik olması (Kraniosinostoz belirtisi).
-
Yüz Asimetrisi: Yüzün bir yarısının diğerine göre daha az gelişmiş olması.
-
Yarıklar: Dudakta, damakta veya yüzde dokuların birleşmediği açıklıkların bulunması.
-
Göz Anormallikleri: Gözlerin birbirinden çok ayrık (hipertelorizm), çok yakın olması veya göz çukurlarının sığ olması nedeniyle gözlerin dışarıya doğru belirgin olması.
-
Çene ve Kulak Gelişim Sorunları: Alt veya üst çenenin belirgin şekilde küçük veya geride olması, kulakların normalden farklı bir konumda, şekilde veya boyutta olması.
Fonksiyonel Belirtiler ve Uyarı İşaretleri:
-
Beslenme Güçlükleri: Bebeğin emme, yutma veya kilo alma konusunda zorlanması.
-
Solunum Problemleri: Hırıltılı solunum, uyku sırasında nefesin durması (uyku apnesi) veya sürekli ağızdan nefes alma.
-
Artmış Kafa İçi Basınç Belirtileri: Bıngıldağın (fontanel) sürekli olarak şişkin ve sert olması, kafa derisindeki damarların belirginleşmesi, sürekli ve tiz sesli ağlama, fışkırır tarzda kusma ve gelişimsel gerilikler.
-
Görme ve İşitme Sorunları: Gözlerde kayma (şaşılık), görme keskinliğinde azalma veya sık kulak enfeksiyonları ve işitme kaybı.
Bu belirtilerden herhangi birinin varlığı, özellikle de solunum ve beslenme gibi fonksiyonel sorunlar eşlik ediyorsa, alanında uzman bir hekim tarafından detaylı bir değerlendirme yapılması hayati önem taşır.
Yaygın Görülen Kraniyofasiyal Anomali Türleri
Kraniyofasiyal anomaliler, temel olarak iki ana kategori altında incelenebilir: kafatası kemiklerinin erken birleştiği kraniosinostozlar ve yüz dokularının birleşme kusurlarından kaynaklanan fasiyal kleftler (yarıklar).
Kraniosinostoz: Kafatası Sütürlerinin Erken Kapanması
Bebeklerin kafatası, beynin hızla büyümesine izin vermek için “sütür” adı verilen esnek birleşim yerleriyle birbirine bağlı birden fazla kemik plakasından oluşur. Kraniosinostoz, bu sütürlerden bir veya daha fazlasının zamanından önce kapanması durumudur. Erken kapanan sütür, beynin o yönde büyümesini kısıtlar ve kafatası, açık kalan diğer sütürlere paralel yönde telafi edici bir büyüme gösterir. Bu durum, karakteristik kafa şekli bozukluklarına yol açar.
| Sinostoz Tipi | Etkilenen Sütür | Tipik Kafa Şekli | Gözlemlenen Özellikler |
| Sagital Sinostoz | Sagital Sütür (Başın tepesinde önden arkaya uzanır) | Skafosefali (Kayık Kafa) | Kafa dar ve uzundur. Alın ve başın arka kısmı belirgin olabilir. |
| Koronal Sinostoz | Koronal Sütür (Kulaktan başın tepesine uzanır) | Plagiosefali (Asimetrik Kafa) | Tek taraflı kapanmada etkilenen tarafta alın ve kaşta düzleşme, göz yuvasında yukarı kayma görülür. |
| Metopik Sinostoz | Metopik Sütür (Alnın ortasında burun köküne uzanır) | Trigonosefali (Üçgen Kafa) | Alın üçgen şeklinde sivridir, gözler birbirine yakındır. |
| Lambdoid Sinostoz | Lambdoid Sütür (Başın arkasında yer alır) | Posterior Plagiosefali | Başın arka kısmında tek taraflı düzleşme ve kulaklarda asimetri görülür. En nadir tiptir. |
Yüz Yarıkları (Fasiyal Kleftler): Dokuların Birleşme Kusurları
Bu anomaliler, embriyonik gelişim sırasında yüzü oluşturan farklı doku ve kemik yapılarının birleşememesi sonucu ortaya çıkar. En bilinen örnekleri dudak ve damak yarıkları olsa da, yarıklar burun, göz kapakları, alın, yanaklar ve alt çene gibi yüzün farklı bölgelerinde de görülebilir. Bu yarıklar sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda beslenme, konuşma ve işitme fonksiyonlarını da ciddi şekilde etkileyen durumlardır.
Sendromik Anomaliler: Apert, Crouzon ve Treacher-Collins
Bazı durumlarda, kraniyofasiyal anomali daha geniş bir genetik sendromun belirtilerinden biridir. Bu sendromlar genellikle yüz ve kafatasının yanı sıra vücudun diğer bölgelerini de etkiler.
-
Crouzon Sendromu: Genellikle orta yüz gelişiminde gerilik, sığ göz çukurları ve buna bağlı olarak belirgin gözler ile karakterizedir.
-
Apert Sendromu: Crouzon Sendromu’na benzer yüz bulgularına ek olarak, el ve ayak parmaklarında yapışıklık (sindaktili) görülmesiyle ayırt edilir.
-
Treacher-Collins Sendromu: Elmacık kemikleri, çene ve kulak kepçesinin yetersiz gelişimi ile karakterize bir durumdur. Yüz görünümünde tipik özelliklere neden olur.
-
Hemifasiyal Mikrozomi (Goldenhar Sendromu): Yüzün bir tarafının (kulak, ağız ve çene dahil) diğer tarafa göre daha az gelişmiş olması durumudur.
Tanı Süreci: Kişiye Özel Tedaviye Giden Yol
Kraniyofasiyal anomalilerde doğru ve eksiksiz bir tanı, başarılı bir tedavi planının temel taşıdır. Bu süreç, sadece sorunun ne olduğunu belirlemekle kalmaz, aynı zamanda cerrahi müdahalenin en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlanmasını sağlar.
-
Uzman Fiziksel Muayenesi: Tanı süreci, kraniyofasiyal anomaliler konusunda deneyimli bir plastik ve rekonstrüktif cerrah tarafından yapılan kapsamlı bir fiziksel muayene ile başlar. Bu muayenede, kafa ve yüzdeki yapısal farklılıklar, asimetriler ve fonksiyonel durum detaylı olarak değerlendirilir.
-
Gelişmiş Görüntüleme Teknikleri: Anomalinin kemik ve yumuşak doku üzerindeki etkilerini üç boyutlu olarak görmek için ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Özellikle 3 Boyutlu Bilgisayarlı Tomografi (BT), kafatası kemiklerinin, sütürlerin ve yüz iskeletinin detaylı bir haritasını çıkararak cerrahi planlama için vazgeçilmez bir araçtır. Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme ise beyin dokusu ve diğer yumuşak dokuların değerlendirilmesinde kullanılır.
-
Genetik Danışmanlık ve Testler: Anomaliye bir genetik sendromun eşlik edip etmediğini anlamak için genetik danışmanlık ve testler önerilebilir. Altta yatan sendromun tespiti, hem tedavi yaklaşımını şekillendirebilir hem de aileye gelecekteki olası durumlar hakkında bilgi verebilir.
-
Multidisipliner Değerlendirme: Karmaşık vakalarda tanı ve tedavi planlaması, farklı uzmanlık alanlarından hekimlerin bir araya geldiği bir konsey tarafından yapılır. Bu ekip yaklaşımı, çocuğun tüm ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulduğu bütüncül bir bakım planı oluşturulmasını sağlar.
Kraniyofasiyal Anomalilerde Modern Tedavi Yöntemleri ve Multidisipliner Yaklaşımın Gücü
Kraniyofasiyal anomalilerin tedavisi, yüksek düzeyde uzmanlık, teknoloji ve ekip çalışması gerektiren bir süreçtir. Tedavinin temel amacı, sadece estetik bir düzeltme sağlamak değil, aynı zamanda çocuğun sağlıklı büyüme ve gelişimini desteklemektir.
Cerrahi Tedavinin Amaçları
-
Beyin Gelişimi İçin Alan Yaratmak: Özellikle kraniosinostoz vakalarında, erken kapanan sütürlerin cerrahi olarak açılarak ve kafatasının yeniden şekillendirilerek, büyüyen beyin üzerindeki baskının kaldırılması ve normal gelişim için yeterli alanın sağlanması hedeflenir.
-
Fonksiyonları İyileştirmek: Solunum yolunu açmak, beslenmeyi kolaylaştırmak, çene fonksiyonlarını düzeltmek ve gözleri korumak gibi hayati fonksiyonların restore edilmesi önceliklidir.
-
Estetik ve Simetrik Bir Görünüm Sağlamak: Yüz simetrisinin ve doğal konturların yeniden oluşturulması, çocuğun psikososyal gelişimi ve özgüveni için büyük önem taşır.
İleri Cerrahi Teknikler
-
Kraniyal Kasa Yeniden Şekillendirme (Vault Remodeling): Kraniosinostoz tedavisinde, kafatası kemiklerinin kontrollü bir şekilde kesilerek yeniden düzenlendiği ve sabitlendiği temel cerrahi yöntemdir.
-
Yüz Yarıklarının Onarımı: Vücudun başka bölgelerinden alınan kemik veya yumuşak doku greftleri kullanılarak eksik dokuların tamamlandığı ve anatomik bütünlüğün sağlandığı onarımlardır.
-
Distraksiyon Osteogenezi: Kemiklerin cerrahi olarak kesildikten sonra özel bir cihaz yardımıyla yavaş yavaş birbirinden uzaklaştırılarak yeni kemik oluşumunun teşvik edildiği bir tekniktir. Özellikle çene ve orta yüz kemiklerinin uzatılmasında kullanılır.
-
Ortognatik Cerrahi: Çene kapanış bozukluklarını ve yüz asimetrilerini düzeltmek için alt ve üst çene kemiklerinin yeniden konumlandırıldığı ameliyatlardır.
Multidisipliner Ekibin Önemi
Kraniyofasiyal anomalilerin tedavisinde en iyi sonuçlar, farklı uzmanlık alanlarının uyum içinde çalıştığı bir ekip yaklaşımıyla elde edilir. Bu karmaşık yolculukta, Doç. Dr. Burak Sercan Erçin gibi deneyimli bir plastik ve rekonstrüktif cerrah, genellikle tedavi sürecini koordine eden merkezi bir rol üstlenir. İdeal bir kraniyofasiyal tedavi ekibinde şu uzmanlar yer alır:
-
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah: Cerrahi planlamayı yapar ve operasyonları gerçekleştirir.
-
Beyin Cerrahı (Nöroşirurji): Özellikle kraniosinostoz ameliyatlarında, beyin dokusunun güvenliğini sağlamak için plastik cerrah ile birlikte çalışır.
-
Ortodontist: Çene ve diş gelişimini takip ederek cerrahi öncesi ve sonrası tedavileri planlar.
-
Göz Hastalıkları Uzmanı (Oftalmolog): Göz fonksiyonlarını değerlendirir ve korur.
-
Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı: İşitme ve solunum yolu problemlerini yönetir.
-
Konuşma ve Dil Terapisti: Konuşma ve yutma fonksiyonlarının gelişimini destekler.
-
Genetik Uzmanı ve Psikolog: Aileye genetik danışmanlık ve psikososyal destek sağlar.
Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile İstanbul’da Güvenilir ve Uzman Çözümler
Kraniyofasiyal anomalilerin tedavisi, sadece cerrahi beceri değil, aynı zamanda derin bir anatomi bilgisi, öngörü ve sanatsal bir vizyon gerektirir. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, bu alanda sahip olduğu yetkinlikleri, uluslararası deneyimi ve hasta odaklı felsefesiyle birleştirerek ailelere güven vermektedir.
Uluslararası Deneyim ve Derin Uzmanlık: Eğitim ve kariyerinin önemli bir bölümünü, dünyanın en saygın rekonstrüktif mikrocerrahlarından Dr. Pedro Cavadas gibi isimlerin yanında İspanya’da ve ABD’de geçiren Doç. Dr. Erçin, en karmaşık vakaların yönetiminde edindiği küresel vizyonu ve ileri teknikleri İstanbul’daki pratiğine taşımaktadır. Bu deneyim, her hastaya dünya standartlarında bir tedavi yaklaşımı sunulmasını sağlar.
Rekonstrüktif Mikrocerrahi Yetkinliği: Kraniyofasiyal cerrahinin başarısı, milimetrik hassasiyetle çalışmayı gerektirir. Doç. Dr. Erçin’in uzmanlık alanlarından biri olan rekonstrüktif mikrocerrahi, en küçük damar ve sinirlerin onarılmasını içeren bir disiplindir. Bu üst düzey yetkinlik, yüz ve kafatasının hassas dokularında yapılan ameliyatlarda maksimum güvenlik ve en iyi sonuçların elde edilmesi için kritik bir temel oluşturur.
Hasta Odaklı ve Şefkatli Yaklaşım: Hastalarının yorumlarında sıkça vurguladığı gibi, Doç. Dr. Erçin’in “bilgili, özenli, profesyonel, alçakgönüllü ve nazik” yaklaşımı, tedavi sürecinin tıbbi boyutunun yanı sıra insani yönünü de ön planda tuttuğunu göstermektedir. Ailelerin endişelerini anlayan, sorularını sabırla yanıtlayan ve tüm süreci şeffaflıkla yöneten bir hekimle yola çıkmak, bu zorlu yolculuğu daha yönetilebilir kılar.
Akademik Vizyon ve Sürekli Gelişim: Akademik kariyerini ve eğitmen kimliğini aktif olarak sürdüren Doç. Dr. Erçin, alanındaki en son gelişmeleri ve yenilikçi teknikleri yakından takip ederek hastalarına sunar. Bu dinamik yaklaşım, her hastanın mevcut en güncel ve etkili tedavi yöntemlerinden faydalanmasını garanti eder.
Ameliyat Sonrası İyileşme ve Takip Süreci
Cerrahi müdahale, tedavi yolculuğunun önemli bir adımıdır, ancak başarı, ameliyat sonrası dönemdeki dikkatli bakım ve takiple pekiştirilir. Bu süreç, aileler için endişe verici olabilse de, yapılandırılmış ve öngörülebilir bir plandır.
-
Hastanede Kalış: Ameliyatın karmaşıklığına bağlı olarak, çocuklar genellikle birkaç gün hastanede, yakın gözlem altında tutulur. Bu süreçte ağrı kontrolü sağlanır ve erken dönem iyileşme takip edilir.
-
İlk Haftalar: Eve döndükten sonraki ilk haftalar dinlenme ve yara bakımına odaklanır. Ameliyat bölgesinde şişlik ve morluk olması normaldir ve zamanla azalacaktır. Yara bakımının nasıl yapılacağı ve dikişlerin ne zaman alınacağı konusunda aileye detaylı bilgi verilir.
-
Ortez Kask Kullanımı: Bazı kraniosinostoz ameliyatlarından sonra, kafatasının istenen şekilde büyümesini yönlendirmek ve elde edilen düzeltmeyi korumak amacıyla özel olarak tasarlanmış ortez kaskların kullanılması gerekebilir.
-
Uzun Vadeli Takip: Kraniyofasiyal anomalilerin tedavisi, genellikle çocuğun büyüme ve gelişimiyle paralel olarak devam eden uzun soluklu bir süreçtir. Büyüme tamamlanana kadar düzenli kontrol randevuları ve bazı durumlarda ek düzeltici (revizyon) ameliyatları gerekebilir. Bu süreç, hekim ve aile arasında güçlü bir iş birliği ve güven ilişkisi gerektirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kraniyofasiyal anomali tanısı ne zaman konur?
Tanı, bazen gebelik sırasında yapılan detaylı ultrasonografilerle doğum öncesinde konulabilir. Çoğu durumda ise doğumdan hemen sonra yapılan fiziksel muayene ile fark edilir ve ileri görüntüleme yöntemleriyle kesinleştirilir.
Kraniyofasiyal cerrahi için en uygun yaş nedir?
Ameliyat zamanlaması, anomalinin tipine ve şiddetine göre değişir. Örneğin, kraniosinostoz vakalarında, beyin gelişiminin en hızlı olduğu ilk bir yıl içinde, genellikle 3-9 ay arasında cerrahi müdahale tercih edilir. Diğer anomaliler için zamanlama, fonksiyonel aciliyete ve çocuğun genel sağlık durumuna göre kişiye özel olarak belirlenir.
Ameliyat ne kadar sürer ve riskleri nelerdir?
Kraniyofasiyal ameliyatlar, karmaşıklıklarına bağlı olarak birkaç saatten 7-8 saate kadar sürebilen ciddi operasyonlardır. Her cerrahi işlem gibi enfeksiyon, kanama gibi riskler taşır. Ancak bu riskler, deneyimli bir cerrahi ekip, modern anestezi teknikleri ve titiz bir ameliyat sonrası bakımla en aza indirilir.
Çocuğumun gelişimi ameliyattan nasıl etkilenecek?
Ameliyatın temel amacı, anomalinin neden olduğu engelleri ortadan kaldırarak çocuğun sağlıklı gelişimini desteklemektir. Özellikle kraniosinostozda beyin üzerindeki baskının kaldırılması, normal zihinsel gelişimin önünü açar. Fonksiyonel düzeltmeler ise çocuğun daha iyi beslenmesine, nefes almasına ve sosyal etkileşime girmesine olanak tanır.
Tedavi tek bir ameliyatla tamamlanır mı?
Bazı basit anomaliler tek bir ameliyatla tamamen düzeltilebilir. Ancak karmaşık sendromik vakalarda veya büyümenin devam ettiği durumlarda, çocuğun gelişiminin farklı aşamalarında planlanmış birden fazla (aşamalı) cerrahi müdahale gerekebilir.
Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile İstanbul’da nasıl bir randevu alabilirim?
Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ve ekibiyle iletişime geçerek, çocuğunuzun durumu hakkında detaylı bir değerlendirme ve size özel bir tedavi planı oluşturmak için ilk adımı atabilirsiniz.
Çocuğunuzun sağlığı ve geleceği için çıktığınız bu yolda, en ileri tıbbi bilgi ve şefkatli bir yaklaşımla yanınızdayız. Çocuğunuzun durumu hakkında detaylı bir değerlendirme ve kişiye özel tedavi planı için Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile iletişime geçin.
İlk muayeneniz, sizinle tanışmak, hedeflerinizi ve beklentilerinizi derinlemesine anlamak için ayırdığımız özel bir zamandır. Bu görüşme sırasında, estetik veya fonksiyonel olarak sizi rahatsız eden konuları dinliyor, detaylı bir tıbbi değerlendirme yapıyoruz. Ardından, size özel durumunuza en uygun tedavi seçeneklerini, süreçlerini, olası sonuçlarını ve iyileşme dönemini tüm şeffaflığıyla anlatıyoruz.
Hasta güvenliği, tüm cerrahi yaklaşımlarımızın temelinde yer alan en öncelikli konudur. Güvenli bir cerrahi süreç için ilk adım, operasyonu gerçekleştirecek cerrahın alanında uzman, tecrübeli ve uluslararası standartlarda eğitim almış bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olmasıdır. Tüm operasyonlarımızı, modern teknolojiye ve donanıma sahip, yüksek hijyen standartlarına uygun, tam teşekküllü hastanelerde gerçekleştiriyoruz.