Motiva Preserve Ameliyatı Fiyatları ve Teknik Detaylar 2026

Motiva Preserve Ameliyatı Fiyatları
Doktor Onaylı İçerik

Bu yazı Doç. Dr. Burak Sercan Erçin tarafından kaleme alınmış ve klinik deneyime dayanmaktadır. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı; güncel tıbbi literatür ve kişisel operasyon verilerine göre hazırlanmıştır. Tıbbi karar almadan önce konsültasyon önerilir.

Doç. Dr. Burak Sercan Erçin
Doç. Dr. Burak Sercan Erçin Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

Meme estetiği alanında yaşanan gelişmeler, kadınların güzellik ve özgüven arayışlarına yeni boyutlar kazandırmaktadır. Günümüzde estetik beklentiler, yalnızca hacim artışının ötesine geçerek doğallık, güvenlik ve hızlı iyileşme gibi unsurları da içermektedir. Bu bağlamda, meme cerrahisinde çığır açan bir yaklaşım olan Motiva Preserve tekniği, modern tıbbın sunduğu en ileri çözümlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin’in klinik pratiğinde de önemli bir yer tutan bu yöntem, hastaların hem fiziksel hem de psikolojik konforunu en üst düzeye çıkarmayı hedeflemektedir.

Preserve, yalnızca bir implant markası olmanın ötesinde, doku koruma felsefesine dayanan bütünsel bir cerrahi sistemdir. Geleneksel meme büyütme ameliyatlarında doku travması ve iyileşme süreci bazen hastalar için endişe kaynağı olabilirken, Preserve tekniği süreci minimal invaziv bir boyuta taşımaktadır. Bu makalede, Motiva Preserve ameliyatının teknik detaylarını, sağladığı avantajları ve hastaların en çok merak ettiği konulardan biri olan maliyet unsurlarını, doğrudan bir fiyat belirtmeksizin, ancak fiyatı belirleyen tüm profesyonel kriterleri ele alarak inceleyeceğiz.

Motiva Preserve Nedir?

Motiva Preserve, meme dokusunun doğal anatomisini bozmadan, mevcut bağları ve destek yapılarını koruyarak gerçekleştirilen ileri düzey bir meme büyütme yöntemidir. Bu tekniğin temelinde “doku koruma” (tissue preservation) prensibi yatar. Geleneksel yöntemlerde cerrah, implant için yer açarken dokuları daha agresif bir şekilde ayırmak zorunda kalabilir. Ancak Preserve sisteminde kullanılan özel araçlar ve teknikler, dokuların kesilmesinden ziyade nazikçe yana doğru itilmesini sağlar. Bu yaklaşım, cerrahi travmayı minimize eder.

Cerrahi travmayı minimize eden iki temel araç, Motiva Channel Separator ve Motiva Inflatable Balloon, bu yaklaşımın merkezindedir. Channel Separator, dokular arasında çok küçük bir tünel açılmasını sağlayan künt uçlu bir araçtır. Tünel açıldıktan sonra devreye giren Inflatable Balloon, kontrollü bir şekilde şişirilerek implantın yerleşeceği alanı (cep) dokulara zarar vermeden oluşturur. Bu sayede kanama riski azalır, sinir uçları korunur ve ameliyat sonrası ağrı hissedilir derecede minimize edilir. Bu teknik, memenin doğal yapısını koruyarak daha doğal bir sonuç elde edilmesine katkıda bulunur. Motiva Preserve tekniği, geleneksel meme büyütme yöntemlerine kıyasla doku yaklaşımında koruma ve esnetme odaklıdır. Kesi boyutu genellikle 4-6 cm iken, Preserve tekniği ile 2.5 – 3 cm’ye (MinimalScar) kadar düşürülebilir. İyileşme süresi geleneksel yöntemlerde 1-2 hafta iken, Preserve tekniği ile birkaç gün içinde günlük hayata dönüş sağlanabilir. Doğallık açısından ise implantın yapısına bağlı olmakla birlikte, Preserve tekniği maksimum doku uyumu ve hareket sunar.

Ergonomix 2 ve Joy Teknolojisi: İmplantın Ötesinde Bir Güvenlik

Motiva Preserve ameliyatının başarısı, sadece cerrahi teknikle değil, aynı zamanda kullanılan implantın teknolojik üstünlüğüyle de doğrudan ilişkilidir. Bu sistemde genellikle Ergonomix 2 (Joy serisi) implantlar tercih edilmektedir. İmplantlar, biyoteknolojinin ulaştığı son noktayı temsil eder. SmoothSilk adı verilen özel yüzey yapısı, vücudun implanta karşı gösterdiği yabancı cisim reaksiyonunu ve dolayısıyla kapsül kontraktürü riskini en aza indirmek üzere tasarlanmıştır.

Doç. Dr. Burak Sercan Erçin
Doç. Dr. Burak Sercan Erçin Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi
Bugün müsait
500+ başarılı operasyon
EBOPRAS sertifikalı
~15 dk yanıt süresi
Ön görüşme ücretsizdir · Bilgileriniz KVKK kapsamında gizli tutulur.

İmplantın içindeki ProgressiveGel Ultima teknolojisi, jelin vücut hareketlerine göre şekil değiştirmesine olanak tanır. Hasta ayaktayken implant doğal bir damla formu alırken, yattığında ise gerçek bir meme dokusu gibi yana doğru yayılır. Bu dinamik yapı, “yapay” görünümden uzak, tamamen doğal bir estetik sonuç sağlar. Ayrıca, her implantın içinde bulunan BluSeal+ güvenlik katmanı, jel sızıntısı riskine karşı görsel bir kontrol mekanizması sunar. Bu teknolojik detaylar, ameliyatın uzun dönemli başarısını ve hasta memnuniyetini garanti altına alan unsurlardır.

Motiva Preserve sisteminin bir diğer dijital avantajı ise Qid (RFID) teknolojisidir. İmplantın içine yerleştirilen mikro boyutlu bir çip sayesinde, cerrah dışarıdan bir okuyucu yardımıyla implantın seri numarasını, üretim tarihini ve diğer teknik verilerini anında görebilir. Bu durum, hastanın implant kartını kaybetmesi durumunda bile ömür boyu takip ve güvenlik sağlar. Tüm teknolojik bileşenler, Motiva Preserve ameliyatını standart bir estetik operasyondan ayırarak, yüksek teknolojili bir tıbbi prosedür haline getirmektedir.

Meme Estetiğinde Anatomik Hassasiyet: Cooper Bağlarının Önemi

Motiva Preserve tekniğinin “doku koruma” iddiasının temelinde, memenin doğal destek yapısı olan Cooper bağlarının korunması yatar. Geleneksel meme büyütme operasyonlarında, implant için cep oluşturulurken bu bağların bir kısmı kaçınılmaz olarak zarar görebilir. Cooper bağları, memenin dik durmasını ve göğüs duvarına tutunmasını sağlayan lifli yapılardır. Bu bağların hasar görmesi, uzun vadede memenin yer çekimine karşı direncini azaltarak sarkma sürecini hızlandırabilir.

Preserve tekniğinde kullanılan künt ayırma yöntemi, lifli yapıların arasından geçerek dokuyu esnetir ancak koparmaz. Bu hassasiyet, ameliyat sonrası memenin sadece daha doğal görünmesini değil, aynı zamanda daha “diri” kalmasını sağlar. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, cerrahi planlamasında anatomik detayları ön planda tutarak, hastanın doğal doku desteğini maksimum düzeyde kullanmayı hedefler. Bu yaklaşım, özellikle ince deri yapısına sahip veya meme dokusu az olan hastalarda, implantın ağırlığının doku üzerindeki baskısını dengelemek açısından kritiktir.

MinimalScar Yaklaşımı: İz Yönetiminde Yeni Standartlar

Birçok kadın için meme estetiği kararındaki en büyük engel, ameliyat sonrası kalacak olan izlerdir. Motiva Preserve, bu endişeyi MinimalScar konsepti ile minimize eder. Standart bir meme implantı, yerleştirilebilmesi için yaklaşık 5 santimetrelik bir kesiye ihtiyaç duyar. Ancak Ergonomix 2 implantların sahip olduğu yüksek esneklik ve özel yerleştirme kılıfları sayesinde, kesi boyutu 2.5 ila 3 santimetreye kadar düşürülebilmektedir.

Küçük bir kesi, sadece estetik bir avantaj değil, aynı zamanda tıbbi bir gerekliliktir. Daha küçük bir yara alanı, enfeksiyon riskinin azalması, daha az ödem oluşması ve yara izinin (skar) çok daha hızlı olgunlaşması anlamına gelir. Dr. Erçin, kesi yerini meme altı kıvrımına (inframammary fold) tam olarak gizleyerek, iyileşme tamamlandığında izin neredeyse görünmez hale gelmesini sağlar. Bu titiz iz yönetimi, hastanın ameliyat sonrası plajda veya günlük kıyafetlerinde kendini tamamen özgür hissetmesine olanak tanır.

Dijital Güvenlik: Qid Mikroçip Teknolojisi ile Ömür Boyu Takip

Motiva Preserve sisteminin bir parçası olan Joy serisi implantlar, içinde dünyanın ilk ve tek FDA onaylı mikrotransponderini (Qid) barındırır. Bu teknoloji, hastaya dijital bir kimlik kartı sunar. Geleneksel implantlarda, hastanın ameliyat sonrası kendisine verilen garanti kartını yıllarca saklaması gerekir. Ancak kartın kaybolması durumunda, implantın markası, hacmi veya üretim detayları hakkında bilgi sahibi olmak zorlaşabilir.

Qid teknolojisi sayesinde, cerrah muayene sırasında özel bir el okuyucusunu memeye yaklaştırarak tüm teknik verilere saniyeler içinde ulaşabilir. Bu durum, özellikle yıllar sonra yapılacak kontrollerde veya olası bir revizyon ihtiyacında cerraha muazzam bir veri sağlar. Ayrıca, çip herhangi bir metal dedektöründe veya MR cihazında sorun yaratmaz; tamamen biyouyumlu ve güvenlidir. Dijital takip sistemi, Motiva Preserve ameliyatını tercih eden hastalar için “teknolojik bir huzur” kaynağıdır.

Subfascial Yerleşim: Kasın Gücünü Korumak

Meme implantının yerleştirileceği plan (düzlem), ameliyatın sonucunu ve iyileşme sürecini belirleyen en önemli kararlardan biridir. Motiva Preserve tekniği sıklıkla subfascial yerleşim ile uygulanır. Bu yöntemde implant, göğüs kasının (pectoralis major) üzerine, ancak kası saran zarın (fasya) altına yerleştirilir.

Yerleşim biçimi, hem kas üstü hem de kas altı yöntemlerin avantajlarını birleştirir. Kasın kesilmemesi sayesinde ameliyat sonrası ağrı, kas altı yönteme göre çok daha azdır. Aynı zamanda, fasyanın sağladığı ekstra destek sayesinde implantın sınırları daha iyi gizlenir ve daha doğal bir geçiş sağlanır. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, hastanın doku kalınlığını ve yaşam tarzını değerlendirerek, subfascial yerleşimin Preserve tekniği ile en uyumlu sonuçları vereceği vakaları titizlikle seçer. Bu sayede hastalar, spor yaparken veya kollarını hareket ettirirken implantın kas hareketleriyle birlikte “zıplaması” gibi istenmeyen durumlarla karşılaşmazlar.

Motiva Preserve Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Modern tıp dünyasında bir cerrahi yöntemin başarısı, sadece estetik sonuçlarla değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesine olan etkisiyle ölçülmektedir. Motiva Preserve tekniği, sunduğu çok yönlü avantajlarla hem cerrahlar hem de hastalar için yeni bir standart belirlemektedir. Bu avantajların başında, cerrahi müdahalenin vücut üzerindeki etkisini minimize eden MinimalScar yaklaşımı gelmektedir. Geleneksel yöntemlerde implantın yerleştirilmesi için gereken kesi boyutu, Preserve tekniği ve Ergonomix 2 implantların yüksek esneklik kabiliyeti sayesinde neredeyse yarı yarıya düşürülebilmektedir. Bu durum, sadece estetik açıdan daha belirsiz izler anlamına gelmez, aynı zamanda yara iyileşmesinin çok daha hızlı ve sorunsuz gerçekleşmesini sağlar.

Bir diğer kritik avantaj ise kas koruyucu yaklaşımdır. Motiva Preserve genellikle subfascial (kas zarı altı) yerleşim ile kombine edilir. Bu yöntemde göğüs kasına (pectoralis major) müdahale edilmediği için kasın fonksiyonelliği tamamen korunur. Özellikle spor yapan veya aktif bir yaşam tarzına sahip kadınlar için bu durum hayati önem taşır. Kasın kesilmemesi veya yerinden oynatılmaması, ameliyat sonrası dönemde yaşanan o meşhur “baskı ve ağrı” hissinin büyük ölçüde ortadan kalkmasına yardımcı olur. Hastalar, ameliyattan sadece birkaç saat sonra kollarını rahatça hareket ettirebilir ve günlük aktivitelerine çok daha kısa sürede dönebilirler.

Motiva Preserve tekniği ile estetik izler 2.5-3 cm’lik minimal kesiler ile neredeyse belirsiz iyileşme gösterir. Fiziksel konfor, kas dokusuna zarar verilmediği için minimal ağrı ve hızlı mobilizasyon ile sağlanır. Doku sağlığı, doğal meme bağları (Cooper bağları) korunduğu için uzun vadeli sarkma riski azalır. Duyusal koruma, sinir uçlarına zarar vermeyen künt ayırma tekniği ile meme başı duyusu korunur. Tüm bu faydalar, Motiva Preserve’i modern meme estetiğinde tercih edilen bir yöntem haline getirmektedir.

Alakalı İçerik: Preserve Neden Tercih Ediliyor?

Ameliyat Süreci Nasıldır?

Motiva Preserve ameliyatı, sadece ameliyathanede geçen süreden ibaret değildir; Doç. Dr. Burak Sercan Erçin’in yaklaşımında süreç, detaylı bir konsültasyon ve planlama aşamasıyla başlar. Her hastanın anatomik yapısı, göğüs kafesi genişliği, mevcut meme dokusu miktarı ve deri kalitesi birbirinden farklıdır. Bu nedenle, “herkese aynı yöntem” anlayışı yerine, hastanın vücut oranlarına en uygun implant hacmi ve projeksiyonu titizlikle belirlenir. Bu aşamada yapılan 3D simülasyonlar ve ölçümler, ameliyat sonrası sonucun öngörülebilirliğini artırarak hastanın kaygılarını minimize eder.

Ameliyat günü geldiğinde, süreç genel anestezi altında ve tam donanımlı bir hastane ortamında gerçekleştirilir. Cerrah, meme altı kıvrımından açtığı minimal kesiden içeri girerek Channel Separator aracını kullanır. Bu araç, dokular arasında adeta bir yol açar. Ardından yerleştirilen Inflatable Balloon, serum fizyolojik ile şişirilerek implant için gereken alanı nazikçe genişletir. “Balonla genişletme” yöntemi, dokuların yırtılmasını önler ve kan damarlarının bütünlüğünü korur. Alan hazırlandıktan sonra, yüksek esnekliğe sahip Ergonomix 2 implant, özel bir yerleştirme kılıfı (insertion sleeve) yardımıyla dokuya temas etmeden yerleştirilir. “Temassız” (no-touch) teknik, enfeksiyon riskini ve biyofilm oluşumunu engelleyen en önemli güvenlik adımlarından biridir.

Ameliyat sonrası dönem, Motiva Preserve hastaları için genellikle şaşırtıcı derecede konforludur. Çoğu hasta, ameliyattan sonraki ilk 24-48 saat içinde normal ev yaşantısına dönebilir. Dren kullanımı bu teknikte genellikle gerekmez, bu da hastanın hareket kabiliyetini artıran bir diğer unsurdur. İlk birkaç hafta boyunca özel bir medikal sütyen kullanımı, implantın dokuyla uyum sağlaması ve ödemlerin atılması için yeterlidir. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ve ekibi, süreçte hastayı düzenli kontrollerle takip ederek, iyileşmenin her aşamasının planlandığı gibi ilerlediğinden emin olur. Profesyonel takip süreci, sadece fiziksel iyileşmeyi değil, aynı zamanda hastanın yeni görünümüne alışma sürecindeki psikolojik desteği de kapsar.

Motiva Preserve Ameliyatı Fiyatlarını Belirleyen Faktörler Nelerdir?

Meme estetiği düşünen hastaların en çok merak ettiği konulardan biri olan maliyet, aslında birçok farklı bileşenin bir araya gelmesiyle oluşur. Motiva Preserve ameliyatı söz konusu olduğunda, maliyet yapısı standart bir meme büyütme operasyonundan farklılık gösterir. Temel neden, kullanılan teknolojinin ve cerrahi uzmanlığın seviyesidir. Fiyatlandırmayı etkileyen unsurları anlamak, hastaların neden yöntemi tercih etmeleri gerektiği konusunda daha bilinçli bir karar vermelerini sağlar.

➤ Birinci ve en önemli faktör, kullanılan implantın teknolojik niteliğidir. Motiva’nın Ergonomix 2 ve Joy serisi implantları, dünyadaki en gelişmiş silikon teknolojisine sahiptir. İmplantların üretim maliyetleri, içerdikleri mikroçipler, özel jel yapıları ve güvenlik katmanları nedeniyle standart implantlara göre daha yüksektir. Ancak yatırım, hastaya ömür boyu sürecek bir güvenlik, doğallık ve düşük komplikasyon oranı olarak geri döner. Dolayısıyla, Motiva Preserve ameliyatı fiyatları değerlendirilirken, bunun sadece bir “ürün” değil, uzun vadeli bir sağlık ve estetik yatırımı olduğu unutulmamalıdır.

➤ İkinci kritik faktör, cerrahın tecrübesi ve özel teknik üzerindeki uzmanlığıdır. Motiva Preserve, her cerrahın uygulayabileceği standart bir yöntem değildir; özel bir eğitim ve teknik beceri gerektirir. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin gibi akademik kariyeri ve cerrahi tecrübesi yüksek bir uzmanın ameliyatı gerçekleştirmesi, operasyonun başarısını ve güvenliğini doğrudan etkiler. Cerrahın sanatsal bakış açısı, doku yönetimi konusundaki hassasiyeti ve komplikasyon yönetimi becerisi, maliyetin önemli bir kısmını oluşturan “uzmanlık” bedelidir.

Fiyatı etkileyen temel unsurlar arasında implant teknolojisi, cerrahi uzmanlık, hastane donanımı ve kişiselleştirilmiş planlama yer alır. İmplant teknolojisi, Ergonomix 2 / Joy serisinin sunduğu mikroçip ve jel teknolojisini kapsar. Cerrahi uzmanlık, cerrahın akademik ünvanı, tecrübesi ve Preserve tekniğindeki yetkinliğini ifade eder. Hastane donanımı, ameliyatın yapılacağı hastanenin sterilizasyon standartları ve teknolojik altyapısını içerir. Kişiselleştirilmiş planlama ise hastanın anatomik ihtiyaçlarına göre belirlenen özel cerrahi araçlar ve ek prosedürleri kapsar.

Ameliyatın gerçekleştirileceği hastanenin kalitesi de fiyatlandırmada belirleyici bir rol oynar. Tam donanımlı bir hastane, sadece konforlu bir oda değil, aynı zamanda en üst düzey sterilizasyon koşulları, modern anestezi cihazları ve olası acil durumlarda müdahale edebilecek uzman bir kadro demektir. Motiva Preserve ameliyatında kullanılan tek kullanımlık cerrahi araçlar (Channel Separator ve Inflatable Balloon gibi) da maliyet kalemleri arasında yer alır. Bu araçlar, her hasta için özel olarak açılır ve doku travmasını önlemede kilit rol oynar. Sonuç olarak, sabit bir fiyat vermek tıbbi etik açısından doğru değildir; çünkü her ameliyat, hastanın benzersiz anatomisine göre yeniden kurgulanan kişiye özel bir projedir.

Güvenlik ve Uzun Dönem Sonuçlar: Bilimsel Bir Bakış

Meme estetiğinde güvenlik, estetik sonuç kadar, hatta ondan daha önemlidir. Motiva Preserve sistemi, güvenliği sağlamak için bilimsel verilerle desteklenen bir yapı sunar. Klinik çalışmalar, Motiva implantların özellikle kapsül kontraktürü (vücudun implantı sert bir dokuyla sarması) riskini %1’in altına indirdiğini göstermektedir. Bu, geleneksel implantlarla kıyaslandığında devrim niteliğinde bir başarıdır. SmoothSilk yüzey teknolojisi, vücudun bağışıklık sistemiyle uyumlu çalışarak kronik inflamasyonu önler. Bu durum, uzun vadede meme dokusunun sağlığını korurken, hastanın “yabancı cisim” hissini en aza indirir.

Ayrıca, Motiva Preserve ameliyatı sonrası görülen komplikasyon oranları, doku koruma felsefesi sayesinde oldukça düşüktür. Kanama, enfeksiyon veya implantın yer değiştirmesi (malpozisyon) gibi riskler, Preserve tekniğinin hassas uygulama adımları ile minimize edilir. Özellikle Inflatable Balloon kullanımı ile oluşturulan 3D cep, implantın tam olarak planlanan noktada sabit kalmasını sağlar. Bu stabilite, ameliyattan yıllar sonra bile memenin formunu korumasına yardımcı olur.

Motiva’nın sunduğu kapsamlı garanti programları da hastaların içini rahatlatan bir diğer unsurdur. Joy serisi ile birlikte gelen genişletilmiş garanti paketleri, herhangi bir üretim hatası veya nadir görülen komplikasyon durumunda hastaya finansal ve tıbbi destek sağlar. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, hastalarına sadece bir ameliyat değil, aynı zamanda bilimsel temellere dayanan güvenli bir gelecek sunmayı hedefler. Bu yaklaşım, hastanın ameliyat masasından kalktığı andan itibaren başlayan ve yıllarca süren bir memnuniyet döngüsünün temelini oluşturur.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Motiva Preserve ameliyatı hakkında hastaların zihninde oluşan bazı temel sorulara açıklık getirmek, karar verme sürecini kolaylaştıracaktır.

Motiva Preserve Her Hastaya Uygun mudur?

Bu teknik, meme büyütme ameliyatı için genel sağlık durumu uygun olan çoğu kadın için idealdir. Ancak, mevcut meme dokusunun durumu, sarkma derecesi ve hastanın beklentileri cerrah tarafından değerlendirilmelidir. Çok ileri derecede sarkması olan hastalarda Preserve tekniği, meme dikleştirme (mastopeksi) prosedürleri ile kombine edilebilir.

İyileşme Süreci Gerçekten Bu Kadar Hızlı mı?

Evet, doku koruma felsefesi sayesinde iyileşme süreci geleneksel yöntemlere göre çok daha konforludur. Çoğu hasta ameliyattan 2-3 gün sonra hafif masa başı işlerine dönebilir. Ancak ağır sporlar ve yoğun fiziksel aktiviteler için cerrahın belirlediği 4-6 haftalık süreyi beklemek önemlidir.

Emzirme Üzerinde Bir Etkisi Var mıdır?

Motiva Preserve tekniği, meme dokusunu ve süt kanallarını korumaya odaklanır. İmplant genellikle kas zarı altına veya kas altına yerleştirildiği için süt bezlerine doğrudan bir müdahale söz konusu değildir. Bu nedenle, ameliyatı olan kadınların gelecekte emzirme konusunda bir sorun yaşaması beklenmez.

İmplantların Ömrü Ne Kadardır?

Modern silikon implantlar, eski nesil implantlar gibi “10 yılda bir değiştirilmelidir” kuralına tabi değildir. Motiva implantlar, ömür boyu kullanım hedefiyle üretilmiştir. Ancak, vücudun yaşlanma süreci, yer çekimi ve kilo değişimleri gibi faktörler nedeniyle estetik görünümde yıllar içinde değişiklikler olabilir. Düzenli kontrollerle implantın durumu takip edilmelidir.

Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile Kişiye Özel Estetik Deneyimi

Meme estetiği, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda bir kadının özgüvenini ve yaşam kalitesini artıran önemli bir adımdır. Motiva Preserve ameliyatı, bu adımı en güvenli, en doğal ve en konforlu şekilde atmanıza olanak tanıyan bir teknolojidir. Ancak unutulmamalıdır ki, en ileri teknoloji bile ancak uzman bir cerrahın ellerinde gerçek değerini bulur. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, meme cerrahisindeki akademik birikimini ve teknik ustalığını, her hastanın benzersiz hikayesiyle birleştirerek kişiye özel bir yaklaşım sergilemektedir.

Dr. Erçin’in felsefesi, “abartılı” sonuçlardan ziyade, hastanın vücut hatlarıyla uyumlu, doğal ve zamansız bir estetik yaratmaktır. Motiva Preserve tekniğini uygularken gösterdiği titizlik, ameliyat öncesi planlamadan ameliyat sonrası takibe kadar her aşamada kendini hissettirir. Hastanın anatomik sınırlarını zorlamadan, doku sağlığını ön planda tutarak elde edilen sonuçlar, hem estetik açıdan tatmin edici hem de tıbbi açıdan sürdürülebilirdir.

Eğer siz de Motiva Preserve ameliyatı ile hayalinizdeki görünüme kavuşmak istiyorsanız, ilk adımınız detaylı bir muayene olmalıdır. İnternet üzerinden alınan genel fiyat bilgileri yanıltıcı olabilir; çünkü sizin için en uygun implant boyutu, yerleşim planı ve cerrahi detaylar ancak profesyonel bir değerlendirme sonucunda netleşebilir. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ve ekibi, size özel çözümler sunmak ve tüm sorularınızı yanıtlamak için hazırdır. Kendinize yapacağınız bu yatırımda, bilimin ve sanatın buluştuğu noktada profesyonel bir rehberle ilerlemek, en doğru karar olacaktır.

Tıbbi Bilgilendirme Notu

Bu içerik Doç. Dr. Burak Sercan Erçin tarafından klinik deneyim ve güncel tıbbi literatür doğrultusunda yazılmıştır. Genel bilgilendirme amacı taşımakta olup tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Bireysel değerlendirme için Dr. Erçin ile konsültasyon yapmanız önerilir.

Doç. Dr. Burak Sercan Erçin
Yazar & Uzman Cerrah Doç. Dr. Burak Sercan Erçin Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı
Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi
Doçent Doktor EBOPRAS Board Certified 10+ Yıl Deneyim

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Doç. Dr. Erçin, uzmanlık eğitiminin ardından ABD'de Tampa General Hospital'da meme rekonstrüksiyonu ve İspanya'da Dr. Pedro Cavadas ekibinde ileri düzey rekonstrüktif mikrocerrahi eğitimi almıştır. 2018'de EBOPRAS sınavını başarıyla tamamlayan Erçin, akademik çalışmalarını Bahçeşehir Üniversitesi'nde sürdürmekte; İstanbul Bağdat Caddesi'ndeki kliniğinde yüz, meme ve vücut estetiği ile rekonstrüktif cerrahi alanlarında hizmet vermektedir.

500+Başarılı Op.
10+Yıl Deneyim
3Ulusl. Eğitim
Akademik & Klinik Geçmiş
2010Ege Üniversitesi Tıp FakültesiTıp Doktoru (MD)
2013 – 2014Tampa General Hospital — ABDMeme rekonstrüksiyonu ve yanık cerrahisi, Dr. Deniz Dayıcıoğlu
2016 – 2017Dr. Pedro Cavadas Kliniği — Valencia, İspanyaİleri düzey rekonstrüktif mikrocerrahi, klinik fellow
2017Plastik Cerrahi UzmanlığıEge Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ABD
2018EBOPRAS Yeterlilik DiplomasıEuropean Board of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery
2021 – GünümüzBahçeşehir ÜniversitesiPlastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ABD — Öğretim Üyesi
2021 – GünümüzBSE Klinik — İstanbul, Bağdat CaddesiÖzel Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği
Uzmanlık Alanları
Yüz Feminizasyonu (FFS) Yüz Maskülinizasyonu (FMS) Rinoplasti Meme Estetiği Preservé™ Tekniği Rekonstrüktif Mikrocerrahi Vücut Şekillendirme Meme Rekonstrüksiyonu Kraniyomaksillofasiyal Cerrahi Alt Ekstremite Rekonstrüksiyonu
Son Akademik Yayınlar
Alt Ekstremite Rekonstrüksiyonları — Serbest Flepler Türkiye Klinikleri · 2025 · Öksüz ÖY, Erçin BS.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir