Başlıca Tedaviler
  • Alpha Male
  • Cinsiyet Değiştirme
  • Preservé™ Meme Büyütme
Randevu talep edin.

Reserve your spot with our medical team in just minutes.

Yüzünüz, kimliğinizin ve duygularınızın bir yansımasıdır; kelimeler olmadan iletişim kurmanızı sağlayan en değerli varlığınızdır. Bu ifadenin aniden veya zamanla kaybolması, yani yüz felci (fasiyal paralizi) yaşanması, hem fiziksel hem de psikolojik olarak derin etkiler bırakabilen zorlayıcı bir durumdur. Yüz kaslarının hareketini kontrol eden fasiyal sinirdeki hasar sonucu ortaya çıkan bu durum, gülümsemenizi, göz kırpmanızı ve en temel mimiklerinizi yapmanızı engelleyebilir. Bu süreçte hissedilen endişe, belirsizlik ve sosyal izolasyon duygusu son derece doğaldır.

Ancak bu zorlu yolculukta umut ve çözüm her zaman vardır. Tıp dünyasındaki gelişmeler, yüz felcinin altında yatan nedenlerin anlaşılmasından tedavi yöntemlerine kadar pek çok alanda devrim yaratmıştır. İlaç tedavilerinden fizik tedaviye, ileri mikrocerrahi tekniklerinden kişiye özel rekonstrüktif (onarım) cerrahilere kadar uzanan geniş bir tedavi yelpazesi mevcuttur.

Bu alandaki en karmaşık vakalarda dahi yüz fonksiyonlarını ve simetrisini geri kazandırmayı hedefleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, sahip olduğu uluslararası deneyim ve rekonstrüktif mikrocerrahi alanındaki derin uzmanlığı ile hastalarına en güncel ve etkili tedavi çözümlerini sunmaktadır. Yüz reanimasyon (yeniden canlandırma) cerrahisindeki yetkinliğiyle, kaybolan yüz ifadelerini geri kazanma yolculuğunuzda size rehberlik etmek için buradadır. Bu kapsamlı bilgilendirme, yüz felcini tüm yönleriyle anlamanıza ve tedaviye giden yolda bilinçli adımlar atmanıza yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.

Yüz Felcinin Kaynağı: Temel Nedenler ve Risk Faktörleri

Yüz felci, tek bir hastalıktan ziyade, fasiyal sinirin fonksiyonunu bozan çeşitli durumların bir sonucu olarak ortaya çıkan bir klinik tablodur. Doğru tedavinin planlanabilmesi için altta yatan nedenin hassasiyetle tespit edilmesi kritik öneme sahiptir.

Bell Paralizisi (İdiyopatik Yüz Felci)

Yüz felci vakalarının en sık karşılaşılan nedeni Bell paralizisidir. Genellikle ani başlar ve nedeni tam olarak bilinmediği için “idiyopatik” olarak adlandırılır. Ancak güncel tıbbi kanıtlar, vakaların büyük bir kısmının Herpes simpleks (uçuk virüsü) gibi viral enfeksiyonların fasiyal sinirde iltihaplanma ve ödeme yol açmasıyla tetiklendiğini göstermektedir. Bu ödem, sinirin kafatası içindeki dar kemik kanalından geçerken sıkışmasına ve sinir iletiminin bozulmasına neden olur.

Viral ve Bakteriyel Enfeksiyonlar

Fasiyal sinir, çeşitli enfeksiyöz ajanlara karşı hassastır.

  • Ramsay Hunt Sendromu: Suçiçeği ve zona virüsü olan Varicella Zoster’in neden olduğu bu sendrom, yüz felcine ek olarak kulakta şiddetli ağrı ve döküntülerle karakterizedir.

  • Lyme Hastalığı: Kene ısırığı ile bulaşan bakteriyel bir enfeksiyon olup, bazı vakalarda her iki yüz yarısını da etkileyen (bilateral) yüz felcine yol açabilir.

  • Orta Kulak Enfeksiyonları (Otitis Media): Özellikle kronik ve tedavi edilmemiş orta kulak iltihapları, enfeksiyonun fasiyal sinire yayılmasına neden olabilir.

  • Diğer Virüsler: Epstein-Barr (öpücük hastalığı) ve grip virüsleri gibi diğer viral etkenler de yüz felcini tetikleyebilir.

İnme (Santral Yüz Felci)

Yüz felcinin en ciddi nedenlerinden biri inmedir. İnme durumunda sorun, fasiyal sinirin kendisinde değil, beyinde yüz kaslarını kontrol eden sinir merkezlerindeki hasardan kaynaklanır. Beyin damarlarında tıkanıklık (iskemik inme) veya kanama (hemorajik inme) sonucu beyin dokusunun hasar görmesiyle ortaya çıkar. Bu durum, “santral yüz felci” olarak adlandırılır ve genellikle vücudun aynı tarafındaki kol ve bacakta güçsüzlük gibi ek nörolojik belirtilerle birlikte görülür.

Travma ve Cerrahi Nedenler

Kafa ve yüz bölgesine alınan darbeler, kafatası kırıkları veya trafik kazaları gibi travmatik olaylar, fasiyal sinirin doğrudan zedelenmesine veya kopmasına yol açabilir. Ayrıca, beyin tümörü ameliyatları, kulak cerrahileri veya tükürük bezi operasyonları sırasında sinirin istem dışı olarak hasar görmesi de yüz felci nedenleri arasındadır.

Tümörler

Beyin, kulak veya fasiyal sinirin kendi üzerinde veya yakınında gelişen iyi veya kötü huylu tümörler, sinire baskı yaparak fonksiyonunu zamanla bozabilir. Akustik nörinom gibi sinir kılıfı tümörleri bu duruma örnek olarak verilebilir.

Diğer Risk Faktörleri ve Tetikleyiciler

  • Sistemik Hastalıklar: Şeker hastalığı (diyabet), sinirlerde hasara yol açarak yüz felci riskini artırır. Multipl skleroz (MS) ve Guillain-Barré sendromu gibi otoimmün hastalıklar da sinir sistemini etkileyerek yüz felcine neden olabilir.

  • Hamilelik: Özellikle gebeliğin son üç ayında hormonal değişiklikler ve sıvı tutulumu nedeniyle riskin arttığı gözlemlenmektedir.

  • Soğuk ve Rüzgara Maruz Kalma: Halk arasında yaygın olarak bilindiği gibi, terliyken ani sıcaklık değişimlerine veya doğrudan soğuk hava akımına (klima, vantilatör, araba camı) maruz kalmak, vücut direncini düşürerek ve sinirde ödem oluşturarak yüz felcini tetikleyebilir.

Vücudunuzun Sinyalleri: Yüz Felci Belirtileri ve Ayırıcı Tanının Önemi

Yüz felcinin belirtileri genellikle aniden, birkaç saat veya gün içinde gelişir ve etkilenen yüz yarısında belirgin değişikliklere yol açar. Bu belirtileri erken tanımak ve özellikle inme gibi hayati tehlike arz eden durumlardan ayırt etmek, doğru tedaviye en hızlı şekilde ulaşmak için hayati önem taşır.

Yaygın Görülen Belirtiler

  • Yüzde Asimetri ve Sarkma: En belirgin semptom, yüzün bir yarısındaki kasların zayıflaması veya tamamen hareket kabiliyetini yitirmesidir. Bu durum, istirahat halindeyken bile yüzün o tarafında bir sarkma ve asimetrik görünüme neden olur.

  • Mimik Hareketlerinin Kaybı: Etkilenen tarafta kaşı kaldıramama, alnı kırıştıramama, gülümseyememe ve kaşları çatamama gibi temel mimik hareketleri yapılamaz.

  • Göz Problemleri: Gözü tam olarak kapatamama veya göz kırpamama en önemli belirtilerden biridir. Bu durum göz kuruluğuna, yanmaya, batmaya ve gözyaşının kontrolsüz akmasına neden olabilir.

  • Ağız ve Dudak Çevresi Belirtileri: Ağız köşesi aşağı doğru sarkar. Gülerken veya konuşurken ağız sağlam tarafa doğru çekilir. Sıvıları içerken veya yemek yerken ağızdan sızma (salya akması) ve çiğneme güçlüğü yaşanabilir.

  • Konuşma Bozukluğu: Dudak kaslarının kontrol edilememesi nedeniyle kelimeleri telaffuz etmekte zorluk, peltek konuşma görülebilir.

  • Duyusal Değişiklikler: Dilin etkilenen tarafında tat alma duyusunda azalma veya metalik bir tat hissi oluşabilir. Etkilenen taraftaki kulakta seslere karşı aşırı hassasiyet (hiperakuzi) gelişebilir.

  • Ağrı ve Rahatsızlık: Özellikle kulak arkasında, çenede veya yüzün etkilenen tarafında ağrı, yüz felcinin başlangıcında sıkça görülen bir belirtidir. Baş ağrısı da eşlik edebilir.

Hayati Fark: Yüz Felci ve İnme Belirtilerini Ayırt Etmek

Yüzdeki ani kayma, birçok kişiyi haklı olarak inme geçirdiği endişesine sevk eder. Ancak, periferik yüz felci (örneğin Bell paralizisi) ile inmeye bağlı santral yüz felci arasında kritik bir fark vardır. Bu farkı bilmek, acil tıbbi müdahalenin gerekip gerekmediğini anlamanıza yardımcı olabilir.

ÖzellikPeriferik Yüz Felci (Örn: Bell Paralizisi)Santral Yüz Felci (İnme Kaynaklı)
Etkilenen BölgeYüzün tek yarısı tamamen etkilenir (alın, göz ve ağız çevresi).Genellikle yüzün sadece alt kısmı etkilenir.
Alın KırıştırmaEtkilenen tarafta alın kırıştırılamaz, kaş kaldırılamaz.Alın hareketleri genellikle korunur, kişi alnını kırıştırabilir.
Göz Kırpma/KapatmaEtkilenen göz kapatılamaz veya zayıf kapanır.Göz kapatma fonksiyonu genellikle etkilenmez.
Eşlik Eden BelirtilerGenellikle kulak ağrısı, tat kaybı, sese hassasiyet gibi belirtiler vardır.Kol ve/veya bacakta güçsüzlük, uyuşma, konuşma bozukluğu (afazi), bilinç bulanıklığı, denge kaybı gibi belirtiler eşlik eder.
AciliyetAcil tıbbi değerlendirme önemlidir.HAYATİ TEHLİKE – DERHAL 112’Yİ ARAYIN!

Eğer yüzünüzdeki kaymaya kol veya bacakta güçsüzlük, konuşma güçlüğü veya şiddetli baş dönmesi gibi belirtiler eşlik ediyorsa, bu bir inme belirtisi olabilir. Bu durumda zaman kaybetmeden en yakın acil servise başvurmak veya 112’yi aramak hayati önem taşır.

Kişiselleştirilmiş Tedavi Yolculuğu: Tanı Yöntemleri

Yüz felci tanısı, genellikle hastanın anlattığı hikaye ve detaylı bir fizik muayene ile konulabilir. Ancak tedavinin doğru bir şekilde planlanması, altta yatan nedenin aydınlatılması ve iyileşme sürecinin öngörülebilmesi için ek tanısal testlere başvurulması gerekebilir. Bu testler, korkutucu prosedürler olmaktan ziyade, tedavi yolculuğunuzun bir yol haritasını çıkarmak için kullanılan değerli araçlardır.

Klinik Muayene

Tanı sürecinin ilk ve en önemli adımıdır. Hekim, sizden kaşlarınızı kaldırma, gözlerinizi sıkıca kapatma, dişlerinizi gösterme, gülümseme ve yanaklarınızı şişirme gibi bir dizi mimik hareketi yapmanızı isteyecektir. Bu basit testler, felcin yüzün hangi bölgelerini ne derecede etkilediğini, periferik mi yoksa santral kökenli mi olduğunu belirlemede önemli ipuçları verir. Ayrıca tam bir kulak burun boğaz ve nörolojik muayene de yapılır.

Elektromiyografi (EMG) ve Sinir İleti Çalışmaları (ENoG)

EMG, kasların ve onları kontrol eden sinirlerin elektriksel aktivitesini ölçen bir testtir. Yüz felcinde EMG’nin temel amacı, fasiyal sinirdeki hasarın derecesini objektif olarak belirlemektir.

  • Ne İşe Yarar? Bu test, sinirde geçici bir fonksiyon bozukluğu mu (nöropraksi) yoksa sinir liflerinde kalıcı bir hasar mı (aksonotmezis) olduğunu ayırt etmeye yardımcı olur.

  • Neden Önemlidir? Testin sonuçları, iyileşme potansiyeli (prognoz) hakkında değerli bilgiler sunar. Sinir hasarının %90’ın üzerinde olduğu ciddi vakalarda, cerrahi müdahale gibi daha ileri tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi gerekebilir. EMG, genellikle belirtilerin başlamasından 1-2 hafta sonra, sinirdeki değişikliklerin daha net görülebildiği bir zamanda yapılır.

 

Görüntüleme Testleri: Manyetik Rezonans (MRG) ve Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Bu radyolojik incelemeler, yüz felcine neden olabilecek yapısal sorunları ekarte etmek için kullanılır.

  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Fasiyal sinirin kendisini, beyin dokusunu ve çevre yumuşak dokuları detaylı bir şekilde gösterir. Özellikle tümör, multipl skleroz (MS) veya inme gibi nedenlerden şüphelenildiğinde tercih edilen yöntemdir. Sinirdeki iltihaplanmayı da gösterebilir.

  • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kemik yapıları daha iyi gösterdiği için, özellikle kafa travması veya kafatası kırığı şüphesi olduğunda veya orta kulak iltihabı gibi kemik yapıları etkileyen durumlarda istenir.

Bu görüntüleme yöntemleri, özellikle atipik seyreden, iyileşmeyen veya ek nörolojik bulguların eşlik ettiği yüz felci vakalarında altta yatan nedeni ortaya çıkarmak için kritik rol oynar.

Kan Testleri

Lyme hastalığı, diyabet veya bazı otoimmün hastalıklar gibi sistemik bir durumdan şüpheleniliyorsa, bu durumları teşhis etmek veya ekarte etmek amacıyla kan testleri istenebilir.

Bu kapsamlı tanısal yaklaşım, her hastanın durumunun benzersiz olduğunu kabul eder ve en etkili, kişiselleştirilmiş tedavi planının oluşturulmasını sağlar.

İyileşmeye Giden Yol: Yüz Felcinde Kapsamlı Tedavi Seçenekleri

Yüz felci tedavisi, altta yatan nedene, felcin şiddetine ve başlangıcından bu yana geçen süreye göre kişiye özel olarak planlanır. Tedavideki temel amaç, sinir fonksiyonunun en üst düzeyde geri kazanılması, yüz simetrisinin sağlanması ve göz gibi hassas organların korunmasıdır. Tedavi süreci, erken dönemde uygulanan medikal ve destekleyici yöntemlerden, kalıcı durumlarda başvurulan ileri rekonstrüktif cerrahi çözümlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Erken Dönem: Medikal ve Destekleyici Tedaviler

Bu tedaviler, özellikle Bell paralizisi gibi ani başlangıçlı vakalarda, belirtilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk günlerde başlandığında en etkilidir.

İlaç Tedavisi

  • Kortikosteroidler: Tedavinin temel taşıdır. Prednizon gibi steroid ilaçlar, fasiyal sinirdeki ödemi ve iltihabı azaltarak sinirin sıkıştığı kemik kanalda rahatlamasını sağlar. Bu, sinir hasarının ilerlemesini durdurmaya ve iyileşme sürecini hızlandırmaya yardımcı olur. Tedaviye ideal olarak ilk 72 saat içinde başlanmalıdır.

  • Antiviral İlaçlar: Bell paralizisi veya Ramsay Hunt sendromu gibi vakalarda altta yatan nedenin viral bir enfeksiyon olduğu düşünüldüğünden, asiklovir gibi antiviral ilaçlar steroid tedavisine eklenebilir.

Göz Koruması: En Yüksek Öncelik

Yüz felcinde göz kapağının tam kapanamaması, gözün en dış şeffaf tabakası olan korneanın kurumasına ve ciddi hasar görmesine yol açabilir. Bu durum, kalıcı görme kaybına kadar varabilen ciddi komplikasyonlara neden olabileceğinden, gözün korunması tedavinin en acil ve önemli parçasıdır.

  • Yapay Gözyaşı Damlaları: Gün içinde düzenli olarak kullanılarak gözün nemli kalması sağlanır.

  • Kayganlaştırıcı Göz Merhemleri: Özellikle gece yatarken kullanılarak gözün gece boyunca kurumasını engeller.

  • Gözün Kapatılması: Uyku sırasında göz kapağının bir flaster veya özel göz bantları ile nazikçe kapatılması, korneayı dış etkenlerden ve kurumadan korur.

Fizik Tedavi ve Yüz Egzersizleri

İlaç tedavisiyle birlikte başlanan fizik tedavi, yüz kaslarının gücünü ve tonusunu korumak, kas atrofisini (erimesini) önlemek ve sinir iyileşirken kasların yeniden koordineli bir şekilde çalışmasını sağlamak için kritik rol oynar.

  • Yüz Masajı: Etkilenen bölgedeki kan dolaşımını artırır, kasların gevşemesine yardımcı olur ve kontraktür (kalıcı kasılma) gelişimini önleyebilir.

  • Mimik Egzersizleri: Ayna karşısında, günde birkaç seans halinde yapılan bilinçli egzersizler (kaş kaldırma, göz sıkma, gülümseme, ıslık çalma, balon şişirme) kas hafızasını canlı tutar ve iyileşme başladığında hareketlerin daha kolay geri dönmesini sağlar.

Kalıcı Yüz Felcinde İleri Cerrahi Çözümler: Doç. Dr. Burak Sercan Erçin’in Uzmanlık Alanı

Yüz felci vakalarının büyük bir kısmı medikal tedavi ve zamanla iyileşse de, bazı durumlarda (özellikle ciddi sinir hasarı, travma veya tümör sonrası) fonksiyonlar kalıcı olarak geri gelmeyebilir. Bu noktada, kaybolan yüz hareketlerini ve simetriyi yeniden kazandırmayı amaçlayan rekonstrüktif cerrahi devreye girer. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin’in rekonstrüktif mikrocerrahi ve serbest doku transferi alanlarındaki derin uzmanlığı, bu karmaşık prosedürlerde en başarılı sonuçların alınmasını sağlamaktadır.

Cerrahi tedaviler temel olarak iki ana kategoriye ayrılır: hareketi geri kazandırmayı hedefleyen dinamik restorasyon ve istirahat halindeki simetriyi iyileştiren statik prosedürler.

Dinamik Restorasyon (Hareketi Geri Kazandırma)

Bu ileri mikrocerrahi teknikleri, yüzünüze yeniden gülümseme ve ifade yeteneği kazandırmayı hedefler. Zamanlama burada kritik bir faktördür; yüz kasları uzun süre sinir uyarısı almadığında atrofiye uğrar ve yeniden canlandırılamaz hale gelir. Bu nedenle, doğru zamanda doğru cerrahi müdahalenin seçilmesi hayati önem taşır.

  • Sinir Transferleri ve Greftleme (Nerve Transfers & Grafts): Eğer yüz kasları hala canlı ancak sinir hasarlıysa, bu kasları yeniden çalıştırmak için yakındaki sağlıklı ve aktif bir sinir kullanılabilir.

    • Sinir Transferi: Çiğneme kasını çalıştıran masseter siniri veya dil hareketlerini kontrol eden hipoglossal sinirin bir dalı, mikrocerrahi ile fasiyal sinire bağlanır. Hasta dişini sıktığında veya dilini hareket ettirdiğinde yüz kasları da kasılır. Zamanla beyin bu yeni bağlantıya adapte olur ve daha doğal hareketler elde edilir.

    • Çapraz Yüz Sinir Greftlemesi (Cross-Face Nerve Graft): Bu teknikte, yüzün sağlam tarafından alınan fasiyal sinir dalları, bacak gibi vücudun başka bir bölgesinden alınan bir sinir parçası (greft) kullanılarak yüzün felçli tarafına uzatılır. Bu, en doğal ve simetrik gülümsemeyi sağlama potansiyeli en yüksek yöntemlerden biridir, ancak genellikle iki aşamalı bir ameliyat gerektirir.

  • Serbest Kas Transferi (Free Muscle Transfer): Yüz felci üzerinden uzun bir zaman geçmiş ve yüz kasları tamamen atrofiye uğramışsa, bu kaslar artık canlandırılamaz. Bu durumda, vücudun başka bir bölgesinden (genellikle uyluk iç kısmından alınan gracilis kası) damarları ve siniriyle birlikte canlı bir kas dokusu alınır ve yüzün felçli tarafına nakledilir. Bu, Doç. Dr. Erçin’in uzmanlık alanına giren, son derece hassas bir mikrocerrahi işlemidir. Nakledilen kasın atardamarı, toplardamarı ve siniri, yüzdeki alıcı damar ve sinirlere mikroskop altında dikilir. Bu yeni kas, zamanla yüzün yeni “gülümseme kası” haline gelir ve dinamik bir ifade kazandırır.

Statik Prosedürler (Destekleyici ve Simetri Sağlayıcı)

Bu prosedürler aktif hareket sağlamaz, ancak yerçekiminin neden olduğu sarkmayı düzelterek yüzün istirahat halindeki görünümünü önemli ölçüde iyileştirir ve fonksiyonel faydalar sunar.

  • Statik Askılama (Static Slings): Vücudun kendi dokusu (genellikle bacaktan alınan fasya) veya sentetik materyaller kullanılarak, sarkan ağız köşesi veya yanak dokusu daha yukarıdaki sabit bir kemik yapıya asılır. Bu, yüz simetrisini anında düzeltir.

  • Göz Kapağına Altın Ağırlık İmplantasyonu (Gold Eyelid Weight): Üst göz kapağının içine, yerçekimi yardımıyla kapağın kapanmasını sağlayacak küçük bir altın ağırlık yerleştirilir. Bu basit ve etkili yöntem, gözü kurumaktan korumak için hayati önem taşır. Altın, vücutla uyumlu (biyouyumlu) olduğu için tercih edilir.

Her hasta için en uygun cerrahi yöntem, felcin nedeni, süresi, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri göz önünde bulundurularak Doç. Dr. Burak Sercan Erçin tarafından titizlikle belirlenir.

İyileşme Sonrası Uyum: Senkinezi ve Yönetimi

Yüz felcinden sonra iyileşme süreci her zaman mükemmel bir şekilde ilerlemeyebilir. Sinir iyileşirken, sinir lifleri bazen yanlış kaslara doğru büyüyebilir. Bu durum, “senkinezi” olarak adlandırılan istemsiz ve eş zamanlı kas hareketlerine yol açar. Örneğin, kişi gülümsemeye çalıştığında gözü istemsiz olarak kapanabilir veya gözünü kırptığında ağız köşesi seğirebilir. Senkinezi, yüz hareketlerinde koordinasyon bozukluğuna, kaslarda gerginliğe ve sosyal hayatta rahatsızlığa neden olabilir.

Bu durum, iyileşmenin bir parçası olarak görülse de, yönetilmesi gereken önemli bir aşamadır ve Doç. Dr. Burak Sercan Erçin’in bütüncül tedavi yaklaşımının bir parçasını oluşturur. Amaç sadece hareketi geri kazandırmak değil, aynı zamanda bu hareketin olabildiğince doğal, kontrollü ve simetrik olmasını sağlamaktır.

Senkinezi Tedavi Yöntemleri

Senkinezi yönetimi, genellikle cerrahi olmayan, rehabilitasyona dayalı ve incelikli yaklaşımlar gerektirir.

Nöromusküler Yeniden Eğitim (Neuromuscular Retraining)

Bu, senkinezi tedavisinin temelini oluşturan özel bir fizik tedavi yöntemidir. Alanında uzmanlaşmış bir terapist eşliğinde gerçekleştirilir.

  • Amaç: Beyin ve yüz kasları arasındaki hatalı bağlantıları yeniden programlamaktır. Hastaya, istenmeyen hareketleri tetiklemeden, izole ve kontrollü yüz hareketleri yapması öğretilir.

  • Uygulama: Ayna karşısında yapılan yavaş ve bilinçli egzersizler, gevşeme teknikleri ve masaj ile kasların doğru hareket paternlerini yeniden öğrenmesi hedeflenir. Bu süreç sabır ve düzenli pratik gerektirir, ancak sonuçları oldukça başarılıdır.

Botulinum Toksini (Botoks) Uygulamaları

Botoks, estetik uygulamalarıyla bilinse de, tıpta uzun yıllardır kas spazmları ve istemsiz kas hareketlerinin tedavisinde güvenle kullanılan bir ilaçtır. Senkinezi tedavisinde botoks, stratejik bir araç olarak kullanılır.

  • Mekanizma: Botoks, aşırı aktif veya senkinetik hareketlere neden olan kaslara çok düşük dozlarda enjekte edilir. Sinir ile kas arasındaki iletiyi geçici olarak bloke ederek, o kasın aşırı kasılmasını engeller ve gevşemesini sağlar. Bu, yüz felci yaptığı anlamına gelmez; aksine, var olan anormal kasılmaları kontrol altına alarak yüzün daha dengeli ve simetrik hareket etmesine olanak tanır.

  • Uygulama Alanları: Genellikle gülümseme sırasında kapanan göz çevresi kaslarına (orbikülaris okuli), çenedeki gamzelenmeye veya boyundaki gergin bantlara (platisma) uygulanır. Ayrıca, simetriyi artırmak amacıyla sağlam taraftaki aşırı aktif kasları bir miktar gevşetmek için de kullanılabilir.

  • Sonuç: Botoks tedavisi, senkineziye bağlı istemsiz hareketleri belirgin şekilde azaltır, yüz simetrisini artırır ve hastanın yüz ifadeleri üzerindeki kontrolünü geri kazanmasına yardımcı olur. Etkisi geçici olduğu için (genellikle 3-4 ay), düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekir.

Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, cerrahi sonrası dönemde hastalarını yakından takip ederek, senkinezi gibi durumların yönetiminde en uygun tedavi kombinasyonunu belirler ve hastanın estetik ve fonksiyonel olarak en iyi sonuca ulaşmasını hedefler.

Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile İstanbul’da Yüz Felci Tedavisi

Yüz felci ile başlayan zorlu süreç, doğru uzmanla atılacak adımlarla umut dolu bir iyileşme yolculuğuna dönüşebilir. İstanbul’da, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında 10 yılı aşkın deneyime sahip olan Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, yüz felci tedavisinde modern tıbbın sunduğu en ileri ve etkili çözümleri, hasta odaklı ve şefkatli bir yaklaşımla birleştirmektedir.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki eğitiminin ardından uzmanlığını yine aynı kurumda tamamlayan Doç. Dr. Erçin, kariyeri boyunca hem yurt içinde hem de yurt dışında, alanının en saygın isimleriyle çalışma fırsatı bulmuştur. Özellikle İspanya’da, dünyanın önde gelen rekonstrüktif mikrocerrahlarından Dr. Pedro Cavadas ile birlikte Clinica Cavadas’ta geçirdiği yoğun fellow’luk dönemi, kendisine en karmaşık rekonstrüktif vakalarda dahi üstün bir cerrahi yetenek ve vizyon kazandırmıştır. “Yüz resüsitasyon cerrahisi” (yüzün yeniden canlandırılması) ve “serbest doku nakilleri” gibi ileri düzeydeki prosedürler, Doç. Dr. Erçin’in özel uzmanlık alanlarıdır.

Size Özel Tedavi Yaklaşımı

Doç. Dr. Burak Sercan Erçin, her hastanın hikayesinin, ihtiyaçlarının ve hedeflerinin farklı olduğuna inanır. Bu nedenle tedavi süreci, standart bir protokolden ziyade, tamamen size özel olarak tasarlanır.

  1. İlk Değerlendirme: İstanbul’daki kliniğinde gerçekleşen ilk görüşmede, durumunuz tüm detaylarıyla dinlenir, kapsamlı bir fizik muayene yapılır ve gerekli görülen tüm tanısal testler planlanır. Bu aşamada aklınızdaki tüm soruları sorabilir, endişelerinizi paylaşabilirsiniz.

  2. Kişiselleştirilmiş Tedavi Planı: Tanısal sonuçlar ışığında, felcinizin nedeni, süresi ve derecesine en uygun tedavi seçenekleri size sunulur. Medikal tedaviden fizik tedaviye, statik prosedürlerden sinir ve kas transferi gibi en karmaşık dinamik rekonstrüksiyon ameliyatlarına kadar tüm olasılıklar, avantajları ve beklentileriyle birlikte şeffaf bir şekilde anlatılır.

  3. Cerrahi ve Sonrası Bakım: Cerrahi bir müdahale gerektiğinde, operasyon en son teknoloji ve mikrocerrahi teknikler kullanılarak titizlikle gerçekleştirilir. Ameliyat sonrası dönemde ise iyileşme süreciniz yakından takip edilir, fizik tedavi ve senkinezi yönetimi gibi konularda size rehberlik edilir.

Hastalarının ifadeleriyle “bilgili, özenli, profesyonel ve aynı zamanda mütevazı ve nazik” bir hekim olarak tanımlanan Doç. Dr. Erçin ve ekibi, bu hassas süreçte size sadece tıbbi bir tedavi değil, aynı zamanda psikolojik destek ve güven de sunar.

Yüz ifadenizi ve özgüveninizi geri kazanma yolunda ilk adımı atmak için bugün bir randevu alabilirsiniz. Doç. Dr. Burak Sercan Erçin ile yapacağınız görüşmede, durumunuza özel tedavi seçeneklerini öğrenebilir ve iyileşme yolculuğunuzu güvenle planlayabilirsiniz.

İletişim Bilgileri:

  • Adres: Caddebostan Mah, Bağdat Cd, İmtaş Residence, No. 245, D: 1. Kadıköy / İstanbul

  • Telefon & WhatsApp: +90 532 289 52 50

  • E-posta: [email protected]

İlk muayeneniz, sizinle tanışmak, hedeflerinizi ve beklentilerinizi derinlemesine anlamak için ayırdığımız özel bir zamandır. Bu görüşme sırasında, estetik veya fonksiyonel olarak sizi rahatsız eden konuları dinliyor, detaylı bir tıbbi değerlendirme yapıyoruz. Ardından, size özel durumunuza en uygun tedavi seçeneklerini, süreçlerini, olası sonuçlarını ve iyileşme dönemini tüm şeffaflığıyla anlatıyoruz.

Hasta güvenliği, tüm cerrahi yaklaşımlarımızın temelinde yer alan en öncelikli konudur. Güvenli bir cerrahi süreç için ilk adım, operasyonu gerçekleştirecek cerrahın alanında uzman, tecrübeli ve uluslararası standartlarda eğitim almış bir Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olmasıdır. Tüm operasyonlarımızı, modern teknolojiye ve donanıma sahip, yüksek hijyen standartlarına uygun, tam teşekküllü hastanelerde gerçekleştiriyoruz.