Sarkmış memede fazla derinin alınması ve meme başıyla meme dokusunun yukarı taşınarak memenin yeniden şekillendirilmesi işlemine meme dikleştirme ameliyatı, tıbbi adıyla mastopeksi denir. Gebelik, kilo değişimi ve yaşla birlikte meme başının aşağı inmesi, deri zarfının genişlemesi ve memenin üst bölümünün boşalması bu ameliyatın konusudur.

Aynı yakınmayla başvuran iki kadında plan farklı çıkabilir. Birinde areola çevresinden yapılan sınırlı bir düzenleme yeterli olurken diğerinde dikey ve yatay iz, protez ya da iç destek gerekebilir. İzin uzunluğunu ve protez ihtiyacını tekniğin adı değil, muayenede yapılan ölçümler belirler.

Aşağıdaki tablo, muayenede bakılan dört ölçümü ve her birinin ameliyat planında neyi değiştirdiğini özetliyor.

Muayenede bakılan dört ölçüm ve her birinin iz tipi, hacim ve iç destek kararına etkisi.
ÖlçümMuayenede neye bakılırPlanı nasıl etkiler
Sarkmanın derecesiMeme başının meme altı kıvrımına ve memenin en alt noktasına göre konumuİzin tipini belirler: areola çevresi, dikey ya da ters T
Deri kalitesiEsneklik, çatlaklar, büyük kilo kaybı öyküsüİç destek ihtiyacını ve sonucun korunma beklentisini belirler
Hacim açığıMemenin üst yarısındaki boşalma, meme tabanının göğüs kafesine oranıProtez, yağ transferi ya da kendi dokusuyla hacim kararını verir
Areola ve simetriAreolanın çapı, iki meme arasındaki konum ve hacim farkıAreola küçültmeyi ve iki tarafa farklı plan gerekip gerekmediğini gösterir

Ölçümlerden yalnızca biri belirgin olduğunda plan sade kalır. Hacmi yerinde, derisi esnek ve sarkması hafif olan bir memede kısa bir iz planı çoğu zaman yeterlidir. İki meme arasında belirgin fark varsa bu ayrıca planlanır. Asimetrinin kendi başına nasıl değerlendirildiğini meme asimetrisi yazımızda anlattık.

Meme dikleştirme ameliyatı (mastopeksi) nedir?

Mastopeksi, genişlemiş deri zarfını daraltarak meme başını, areolayı ve meme dokusunu göğüs duvarı üzerinde daha yukarıdaki konumlarına taşır. Amacı memenin hacmini değiştirmek değil, var olan dokuyu yeniden şekillendirmektir. Hacim de değişecekse işlem protez, yağ transferi ya da doku azaltmayla birleştirilir.

Ameliyatın teknik merkezi pedikül adı verilen doku köprüsüdür. Meme başı yerinden ayrılmaz, onu besleyen damarları ve sinirleri taşıyan bu köprüyle birlikte yukarı kaydırılır. Pedikülün yönü ve kalınlığı, meme başının kanlanmasını, hissini ve emzirme kapasitesinin korunma olasılığını doğrudan etkiler.

Meme başını taşırken belirleyici olan

“Dikleştirmede meme başını yukarı taşımak işin görünen kısmı. Asıl karar, onu besleyen dokuyu hangi yönden ve ne kadar koruyarak taşıyacağımız. Rekonstrüktif cerrahide doku kanlanmasıyla çalışmak bu kararı ölçerek vermeyi öğretiyor. İz planı da bu ölçümün sonucu olarak ortaya çıkıyor.”

BEBurak Sercan Erçin

Burak Sercan Erçin

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Mastopeksi bir meme büyütme ya da küçültme ameliyatı değildir, ancak ikisiyle de aynı seansta birleşebilir. Sarkık ve büyük memelerde doku azaltmanın öne çıktığı plan meme küçültmeye yaklaşır. Tüm meme ameliyatlarını bir arada görmek için meme estetiği sayfamıza göz atabilirsiniz.

Memeler neden sarkar?

Memeyi göğüs duvarında taşıyan yapı, Cooper bağları adı verilen ince bağ dokusu lifleri ile deridir. Bu yapı esnekliğini kaybettikçe meme dokusu aşağı kayar, deri zarfı genişler ve meme başı kıvrıma doğru iner. Süreç tek bir olayla değil, yıllar içinde biriken etkilerle ilerler.

  • Gebelik sayısı: Her gebelikte meme dokusu hormonların etkisiyle büyür, ardından küçülür. Bu döngü tekrarlandıkça deri zarfı eski gerginliğine dönmekte zorlanır.
  • Yaş ve deri kalitesi: Kolajen ve elastin yapısı yaşla zayıflar. Genetik olarak ince ve esnek deri de sarkmayı hızlandırabilir.
  • Kilo değişimleri: Belirgin kilo alıp verme, deri zarfını önce genişletir, sonra boş bırakır.
  • Meme büyüklüğü ve sigara: Gebelik öncesi büyük meme, bağları daha fazla zorlar. Sigara ise deri kalitesini bozan bağımsız bir etkendir.

Emzirmenin memeyi sarkıttığı yaygın bir inançtır. Gebelik sonrası sarkmanın risk etkenlerini inceleyen çalışmada yaş, vücut kitle indeksi, gebelik sayısı, gebelik öncesi meme büyüklüğü ve sigara öne çıktı. Emzirmenin kendi başına sarkmayı artırdığı gösterilmedi.

Meme dikleştirme kimlere uygulanır?

Meme dikleştirme, meme başı meme altı kıvrımı hizasına ya da altına inmiş, memesi şeklini ve dolgunluğunu yitirmiş ve bundan rahatsızlık duyan kadınlara uygulanır. Uygun aday, genel sağlık durumu iyi, kilosu sabitlenmiş ve iz konusunda gerçekçi beklentisi olan kişidir. Adaylık ölçütlerini meme dikleştirme ameliyatı kimler için uygundur yazımızda ayrıntılı anlattık.

Bazı durumlarda ameliyatı ertelemek, elde edilecek sonucu korur:

  • Yakın dönemde gebelik planı: Yeni bir gebelik ve emzirme dönemi, dikleştirmeyle elde edilen şekli değiştirebilir.
  • Süren kilo verme süreci: Hedef kiloya ulaşılması ve kilonun birkaç ay sabit kalması beklenir.
  • Sigara kullanımı: Bırakılması, yara iyileşmesi ve meme başının kanlanması için gereklidir.
  • Kontrol altında olmayan kronik hastalıklar: Diyabet gibi durumların önce dengelenmesi gerekir.

Memeler hem sarkık hem de belirgin biçimde büyükse ve boyun ya da sırt yakınmaları varsa plan meme küçültme ameliyatı ekseninde kurulur. Doğum sonrası karın bölgesindeki değişimlerle birlikte ele alınan planlar ise annelik estetiği kapsamındadır.

Sarkma derecesi nasıl belirlenir?

Muayenede ilk bakılan şey meme başının konumudur. Referans çizgisi, memenin göğüs duvarıyla birleştiği meme altı kıvrımıdır. Plastik cerrahide yaygın kullanılan Regnault sınıflaması, meme başının bu kıvrıma ve memenin en alt noktasına göre yerini dört gruba ayırır.

  • 1. derece (hafif): Meme başı kıvrım hizasındadır ve meme dokusunun alt sınırının üzerinde kalır.
  • 2. derece (orta): Meme başı kıvrımın altına iner, ancak memenin en alt noktasına ulaşmaz.
  • 3. derece (ileri): Meme başı memenin en alt noktasındadır ve aşağıya yönelir.
  • Psödoptoz (yalancı sarkma): Meme başı kıvrımın üzerinde kalır, meme dokusu ise kıvrımın altına kaymıştır.

Psödoptoz ayrımı pratikte önemlidir, çünkü bu tabloda meme başını taşımak çoğu zaman gerekmez. Sınıflama tek başına planı belirlemez. Aynı derecedeki iki memede deri kalitesi ve hacim farklıysa iz planı da farklı olabilir.

Meme dikleştirme ameliyatı nasıl yapılır?

Ameliyat genel anestezi altında, hastane ortamında yapılır. Yalnız dikleştirme çoğu vakada 2 ila 3 saat sürer. Protez, yağ transferi ya da iç destek eklendiğinde süre uzar. Hastanın durumuna göre aynı gün taburculuk ya da bir gece gözlem planlanır.

Muayeneden ilk kontrollere kadar süreç şu adımlarla ilerler:

  1. Muayene ve ölçüm: Sarkmanın derecesi, deri kalitesi, hacim ve simetri ölçülür, fotoğraflarla kayda alınır. Beklentiler, gebelik ve kilo öyküsü birlikte değerlendirilir.
  2. Ameliyat öncesi hazırlık: Kan tetkikleri ve yaşa uygun meme görüntülemesi tamamlanır. Sigara ve kan sulandırıcı etkisi olan bazı ilaçların bırakılması planlanır.
  3. Kesi çizimi: Ameliyattan hemen önce hasta ayaktayken yeni meme başı konumu ve kesi hatları deri üzerine çizilir.
  4. Ameliyat: Fazla deri alınır, meme dokusu pedikül üzerinde yeniden şekillendirilir ve meme başı yeni konumuna taşınır. Katmanlar ayrı ayrı kapatılır.
  5. İlk gün: Memeyi yeni konumunda tutan destekleyici sütyen giyilir. Dren yalnızca gerekli görülen planlarda kullanılır.
  6. Kontroller: İlk haftalarda yara ve sütyen kontrolü, sonraki aylarda iz ve şeklin takibi yapılır.

Muayene İstanbul Caddebostan'daki klinikte yapılır. Şehir dışından gelen hastalarda ilk görüşme çevrim içi başlayabilir, ancak ameliyat kararı her zaman yüz yüze muayeneden sonra verilir.

Meme dikleştirme teknikleri

Mastopeksi teknikleri adını deride bıraktıkları izin şeklinden alır. İz uzadıkça deri zarfını daraltma ve memeyi şekillendirme imkânı artar. Doğru seçim en kısa izi aramak değil, sarkmanın gerektirdiği kontrolü sağlayan en kısa izi bulmaktır.

Periareolar (areola çevresi) mastopeksi

Kesi yalnızca areolanın çevresinden yapılır ve iz areolanın renk sınırında kalır. Hafif sarkmada ve genişlemiş areolanın küçültülmesi gerektiğinde tercih edilir.

Çıkarılabilecek deri miktarı sınırlıdır. Fazla deri alınmaya çalışıldığında areola zamanla genişleyebilir ve meme önden basık görünebilir. Areolanın boyutu ve şekliyle ilgili seçenekleri meme ucu estetiği yazımızda ele aldık.

Vertikal (dikey, lolipop) mastopeksi

Areola çevresindeki kesiye, areoladan meme altı kıvrımına inen dikey bir çizgi eklenir. Orta derecedeki sarkmaların büyük bölümünde yeterli kontrolü sağlar ve memenin alt yarısını daraltarak daha dar, daha öne çıkan bir form oluşturur. İlk haftalarda alt bölümdeki hafif kırışıklık ve basık görüntü beklenen bir durumdur, doku yerleştikçe düzelir.

Ters T (çapa) mastopeksi

Dikey ize, meme altı kıvrımı boyunca uzanan yatay bir iz eklenir. İleri sarkmada, belirgin deri fazlalığında ve büyük kilo kaybı sonrasında en fazla şekillendirme kontrolünü bu plan sağlar.

Yatay iz kıvrımın içinde kaldığı için ayakta dururken büyük ölçüde gizlenir. Dikey ve yatay çizginin birleştiği nokta gerginliğin en yüksek olduğu yerdir ve yara iyileşmesinde en dikkatle izlenen bölgedir.

Üç mastopeksi tekniğinin uygun olduğu sarkma derecesi, deride bıraktığı iz ve sınırları.
TeknikUygun olduğu durumİzSınırı
PeriareolarHafif sarkma, geniş areolaAreolanın çevresindeAz deri alınabilir, areola zamanla genişleyebilir
Vertikal (lolipop)Orta derecede sarkmaAreola çevresi ve dikey çizgiBelirgin deri fazlasında yetersiz kalabilir
Ters T (çapa)İleri sarkma, belirgin deri fazlasıAreola çevresi, dikey çizgi ve kıvrım boyuncaEn uzun iz, birleşim noktasında yara gerginliği

Hangi planın seçileceği sarkma derecesiyle birlikte deri fazlasına ve hacim açığına göre muayenede netleşir. İki memede farklı derecede sarkma varsa her iki tarafa farklı iz planı uygulanabilir.

Protezli ve protezsiz meme dikleştirme

Sarkmayla birlikte memenin üst yarısı boşalmışsa yalnızca dikleştirme istenen dolgunluğu vermeyebilir. Bu durumda hacmin nereden sağlanacağı ayrı bir karardır ve üç yol öne çıkar.

Hacim açığı olan memelerde üç yol: ne sağladıkları, nerede sınıra geldikleri ve kimlerde öne çıktıkları.
SeçenekNe sağlarSınırıKimde öne çıkar
ProtezÜst bölümde belirgin ve öngörülebilir dolgunlukDeriye ek yük bindirir, uzun vadede yenileme gerektirebilirBelirgin hacim açığı olan ve protezi kabul eden hastalar
Yağ transferiÜst bölümde ve kenarlarda yumuşak geçişAktarılan yağın bir kısmı emilir, eklenebilecek hacim sınırlıdırHafif hacim açığı olan ve protez istemeyen hastalar
Kendi dokusuyla hacimMemenin alt dokusu yukarı katlanarak üst bölüme taşınırToplam hacim artmaz, yalnızca yeniden dağıtılırYeterli dokusu olan ya da protezi çıkarılan hastalar

Kendi dokusuyla hacim yöntemi literatürde otoaugmentasyon olarak geçer. Protezsiz dikleştirmede dolgunluk, dokunun yeniden dağıtılmasıyla sağlanır. Protez istemeyen ama üst bölümde dolgunluk bekleyen hastalarda bu yaklaşımla belirgin bir fark yaratılabilir.

Protezli dikleştirme neden daha fazla planlama ister?

Mastopeksi deri zarfını daraltır, protez ise genişletir. İki zıt hedef aynı seansta birleştiğinde doku hem yukarı çekilir hem de içeriden itilir. Bu nedenle protezli dikleştirme, estetik meme cerrahisinde en fazla planlama isteyen ameliyatlardan biridir. Protez boyutu ölçülü seçilir, çünkü büyük protez dikleştirme dikişlerine binen yükü artırır.

Tek seans ile iki aşamalı plan arasındaki seçim de bu dengeye bağlıdır. İleri sarkma, çok ince deri ya da büyük protez isteği varsa önce dikleştirme yapılıp doku yerleştikten sonra protez eklenmesi daha güvenli olabilir. Protez boyutu ile beden ilişkisini kaç cc silikon kaç beden büyütür yazımızda, protezli seçenekleri ise meme büyütme ameliyatı sayfamızda bulabilirsiniz.

Protezi olan ve sarkma yaşayan hastalar

Yıllar önce protez yerleştirilmiş memelerde protezin ağırlığı ve dokunun incelmesi sarkmaya yol açabilir. Seçenekler protezi yenileyerek dikleştirmek, daha küçük bir protezle değiştirmek ya da protezi çıkarıp memeyi kendi dokusuyla yeniden şekillendirmektir. Karar öncesinde protezin yaşı, bütünlüğü ve çevresindeki kapsül değerlendirilir.

Meme dikleştirme sonrası iyileşme süreci

İyileşme, sarkmanın derecesine ve plana eklenen işlemlere göre kişiden kişiye değişir. İlk günlerde gerginlik ve hafif ağrı olağandır ve reçeteli ağrı kesicilerle kontrol altına alınır. Masa başı işlere dönüş çoğu hastada 1 ila 2 hafta içinde mümkün olur.

Ameliyattan sonraki ilk 48 saatten 12. aya kadar beklenen seyir ve her dönemde dikkat edilmesi gerekenler.
DönemNe beklenirNelere dikkat edilir
İlk 48 saatGerginlik, hafif ağrı ve şişlikDinlenme, reçeteli ağrı kesiciler, kolları omuz hizasının üzerine kaldırmamak
1. ve 2. haftaMorluk ve şişlik azalır, ilk kontrol yapılır, masa başı işe dönüş çoğu hastada mümkün olurSütyeni gece gündüz kullanmak, pansuman ve duş talimatlarına uymak
3. ila 6. haftaŞişlik belirgin biçimde azalır, meme şekli yerleşmeye başlarAğır kaldırmamak, kolun uzun süre yukarıda kaldığı hareketlerden kaçınmak
6. haftadan sonraGünlük kısıtlamalar büyük ölçüde kalkarSpora kontrolde verilen onayla kademeli dönmek
3. ila 12. ayMeme son şeklini alır, izler solar ve incelirİz bakımına devam etmek, izleri güneşten korumak

Takvim yol gösterici niteliktedir. Protezli planlarda ve ters T izinde iyileşme birkaç gün daha uzun sürebilir. Kontrollerde yara iyileşmesi, meme başının kanlanması ve iki taraf arasındaki simetri değerlendirilir.

Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenler

İlk haftalarda alınan önlemler hem yara iyileşmesini hem de şeklin yerleşmesini etkiler:

  • Sütyen: Destekleyici sütyen genellikle 4 ila 6 hafta gece gündüz kullanılır. Balenli modellere dönüş için kıvrımdaki iz hattının iyileşmesi beklenir.
  • Uyku pozisyonu: İlk haftalarda sırtüstü, baş ve gövde hafif yüksekte yatmak önerilir. Yüzüstü yatmaya dönüş kontrolde verilen onayla olur.
  • Duş ve pansuman: Duşa ne zaman girileceği ve yaranın nasıl kurulanacağı ilk kontrolde netleşir.
  • Kol hareketleri: Günlük işler yapılabilir, ancak ağır kaldırmak ve kolları uzun süre yukarıda tutmak ilk haftalarda kısıtlanır.
  • Sigara: İyileşme döneminde de kullanılmaması gerekir, çünkü meme başının kanlanmasını ve yara iyileşmesini bozar.
  • Güneş ve iz bakımı: Yeni izler güneşe maruz kaldığında koyulaşabilir. İz bakımı hekimin önerdiği ürün ve takvimle sürdürülür.

Meme dikleştirme izleri kalıcı mı?

İzler kalıcıdır, ancak ilk aylarda pembe ve hafif kabarık olan izler zamanla solar, incelir ve ten rengine yaklaşır. İzin son görünümü genellikle bir yıl içinde ortaya çıkar.

İzin yeri seçilen tekniğe göre değişir. Periareolar iz areolanın renk sınırında, dikey iz memenin alt yarısında, yatay iz ise kıvrımın içinde kalır. Genetik yatkınlık, deri tipi ve yara üzerindeki gerginlik izin görünümünü etkiler. Kalınlaşma eğilimi olan hastalarda iz bakımına erken dönemde başlanır.

Meme dikleştirme ameliyatının riskleri nelerdir?

Her cerrahi işlem gibi mastopeksinin de riskleri vardır ve bunlar muayenede ayrıntılı olarak konuşulur. Büyük komplikasyonlar seyrek görülür, ancak protez eklenen planlarda risk artar.

En sık karşılaşılan sorunlar ve dikkat edilen noktalar şunlardır:

  • Hematom ve enfeksiyon: Kanın doku içinde birikmesi ve yara enfeksiyonu erken dönemin en sık sorunlarıdır. Erken fark edilmeleri yönetimi kolaylaştırır.
  • Yara ayrışması: En çok ters T izinin birleşim noktasında görülür ve çoğunlukla pansumanla kapanır.
  • Meme başı hissinde değişim: Geçici uyuşukluk ya da aşırı hassasiyet sıktır. Kalıcı his değişikliği daha seyrektir.
  • Meme başı dolaşım sorunu: Nadir ama ciddi bir komplikasyondur. Pedikülün doğru planlanması ve sigaranın bırakılması bu riski azaltmanın temelidir.
  • Asimetri ve iz sorunları: Kalınlaşmış ya da genişlemiş iz ve iki taraf arasında küçük farklar görülebilir. Bir kısmı küçük düzeltme işlemleriyle giderilir.

Riski artıran etkenlerin bir kısmı hastanın elindedir. Sigara meme başını besleyen dokunun kanlanmasını azaltır, bu yüzden ameliyattan haftalar önce bırakılması istenir. Ameliyat öncesinde kilonun dengelenmesi ve kronik hastalıkların kontrol altına alınması da riski azaltır.

Sonuçlar kalıcı mı, memeler tekrar sarkar mı?

Mastopeksi dokunun yaşlanmasını durdurmaz. Zamanla en sık görülen değişim, meme başı yerinde kalırken memenin alt bölümünün yeniden uzamasıdır. Meme başı ile kıvrım arasındaki mesafe arttıkça meme yeniden sarkıyormuş gibi görünür. Kilo değişimi, yeni gebelik ve zayıf deri kalitesi bu süreci hızlandırır.

Deri kalitesi zayıf ya da sarkması ileri olan hastalarda alt bölümü içeriden destekleyen emilebilir iskeleler kullanılabiliyor. En çok çalışılan örnek, vücutta zamanla emilen poli-4-hidroksibütirat (P4HB) adlı malzemeden üretilen destek ağıdır. Ağ emilirken yerini hastanın kendi bağ dokusuna bırakır ve alt bölüme bir iç sütyen etkisi kazandırmayı hedefler.

Bu nedenle iç destek her dikleştirmenin standart parçası değil, belirli bir soruna yönelik bir seçenektir. İnce deri, büyük kilo kaybı öyküsü, ileri sarkma ya da daha önce tekrarlamış sarkma bu seçeneği gündeme getiren başlıca durumlardır.

Ameliyatsız meme dikleştirme mümkün mü?

Radyofrekans, helyum plazma ve benzeri enerji tabanlı cihazlar son yıllarda ameliyatsız meme dikleştirme adıyla sunuluyor. Sarkmanın temel bileşenleri ise meme başının konumu ve genişlemiş deri zarfıdır. Fazla deri alınmadan meme başının konumu kalıcı olarak değiştirilemez.

Bu nedenle sarkmanın düzeltilmesinde referans yöntem cerrahidir. Enerji tabanlı uygulamalar ameliyatın yerini tutan bir seçenek olarak değerlendirilmez.

Meme dikleştirme sonrası emzirme ve meme başı hissi

Doğurganlık çağındaki hastaların en sık sorduğu iki konu, ileride emzirip emziremeyecekleri ve meme başı hissinin nasıl etkileneceğidir. İki sorunun yanıtı da büyük ölçüde pedikülün planına bağlıdır.

Dikleştirmeden sonra emzirmek mümkün mü?

Mastopeksi, meme küçültmeye göre çok daha az meme dokusu çıkarır ve meme başı çoğu teknikte süt kanallarıyla bağlantısı korunarak taşınır. Bu konudaki en kapsamlı veriler meme küçültme çalışmalarından geliyor ve emzirme olasılığının pedikülün tipine göre değiştiğini gösteriyor.

Yakın dönemde gebelik planlıyorsanız bunu muayenede mutlaka belirtin. Hem pedikül seçimi hem de ameliyatın zamanlaması bu bilgiye göre değişebilir. Konuyu tüm meme ameliyatları açısından meme estetiği sonrası emzirme yazımızda ele aldık.

Meme başı hissi nasıl etkilenir?

İlk haftalarda meme başında uyuşukluk ya da aşırı hassasiyet sık görülür ve çoğunlukla aylar içinde düzelir. Pedikülün yönü burada da belirleyicidir. Karşılaştırmalı çalışmalarda üst-iç (superomedial) pedikülde his azalması, alt (inferior) pediküle göre daha sık bildiriliyor. Bu nedenle hissin korunmasına öncelik veren hastalarda pedikül seçimi muayenede ayrıca konuşulur.

Sık sorulan sorular

Muayenede en sık karşılaştığımız soruları aşağıda topladık. Yanıtlar genel bilgi niteliğindedir. Kendi durumunuza özgü plan ancak muayeneyle netleşir.

Meme dikleştirme zor ve acılı bir ameliyat mı?

Teknik açıdan orta zorlukta bir ameliyattır ve zorluğu asıl belirleyen, sarkmanın derecesi ile protez gibi plana eklenen işlemlerdir.

Hasta açısından en zorlu dönem genellikle ilk birkaç gündür. Ağrı çoğu hastada reçeteli ilaçlarla kontrol edilebilir düzeydedir ve gerginlik hissi günler içinde azalır.

Meme dikleştirme sonrası kaç günde iyileşilir?

Günlük hayata ve masa başı işe dönüş çoğu hastada 1 ila 2 hafta içinde olur. Ağır kaldırma ve spor kısıtlamaları genellikle 6. haftada kalkar.

Memenin son şeklini alması ve izlerin solması ise 3 ila 12 ay sürer. Protezli planlarda ve ters T izinde bu takvim birkaç gün uzayabilir.

Doğumdan sonra ne kadar beklemeliyim?

Memelerin gebelik ve emzirme sonrasında yeni dengesine oturması zaman alır. Genel yaklaşım, emzirmenin bitmesinden sonra meme boyutunun birkaç ay sabit kalmasını beklemektir.

Bu bekleme, planın geçici değil kalıcı doku üzerinden yapılmasını sağlar. Yakın dönemde yeni bir gebelik düşünüyorsanız ameliyatı sonraya bırakmak genellikle daha doğrudur.

Önce kilo mu vermeliyim, ameliyat mı olmalıyım?

Kilo vermeyi planlıyorsanız önce hedef kiloya ulaşmak daha doğru olur. Ameliyattan sonra verilen belirgin kilo, memenin hacmini azaltıp deri zarfını yeniden boşaltabilir.

Kilonun birkaç ay sabit kalması, hem hacim açığının hem de deri fazlasının gerçek ölçüsünü görmeyi sağlar. Büyük kilo kaybından sonra deri kalitesi ayrıca değerlendirilir.

Meme dikleştirme hangi yaşta yapılır?

Temel koşul meme gelişiminin tamamlanmış olmasıdır ve belirli bir üst yaş sınırı bulunmaz.

İleri yaşta karar genel sağlık durumuna, deri kalitesine ve yaşa uygun meme taramasının sonucuna göre verilir. Deri esnekliği azaldıkça iç destek gibi seçenekler daha sık gündeme gelir.

Ameliyattan sonra dren konur mu?

Yalnız dikleştirmede dren çoğu zaman gerekmez, çünkü çıkarılan doku büyük ölçüde deridir ve doku içinde geniş bir boşluk oluşmaz.

Doku çıkarımının fazla olduğu ya da ek işlem yapılan planlarda kısa süreli dren kullanılabilir. Dren genellikle ilk kontrollerde, sıvı gelişi azaldığında alınır.

Meme dikleştirme başka bir ameliyatla birlikte yapılabilir mi?

Protez, yağ transferi ya da meme küçültmeyle aynı seansta birleşebilir ve bu birleşimler meme estetiğinde sık kullanılır.

Karın germe gibi büyük bir ameliyatla birleştirmek süreyi uzatır ve komplikasyon riskini artırır. Bu yüzden birleşik planlar hastanın genel durumuna göre tek tek değerlendirilir.

Meme dikleştirme ile meme küçültme arasındaki fark nedir?

Mastopeksinin amacı şekli ve konumu düzeltmektir ve çıkarılan doku büyük ölçüde deridir. Meme küçültmede ise meme dokusunun kendisi de azaltılır ve çoğu zaman boyun, sırt ya da omuz yakınmalarına yönelik işlevsel bir amaç vardır.

İki ameliyat benzer iz planlarını kullanır. Sarkık ve büyük memelerde plan ikisinin arasında bir yerde konumlanabilir ve bu karar ölçümlerle verilir.

Burak Sercan Erçin ile meme dikleştirme planlaması

Meme dikleştirmede sonucu belirleyen, tekniğin adı değil ölçümlerdir. Burak Sercan Erçin planı bu ölçümler üzerinden kurar: sarkmanın derecesi izin tipini, deri kalitesi iç destek ihtiyacını, hacim açığı ise protez ya da yağ transferi kararını belirler. Periareolar, vertikal ve ters T bu değerlendirmenin çıktısıdır, başlangıç noktası değildir.

Muayenede üç ölçüm birlikte alınır, meme başını besleyen pedikülün planı çizilir ve seçenekler iz, iyileşme ve kalıcılık açısından tek tek konuşulur. Kendi durumunuzda hangi planın öne çıktığını görmenin yolu, memelerin ölçülerek değerlendirildiği bir muayeneden geçer.

Sarkmanın derecesini, deri kalitenizi ve hacim ihtiyacınızı birlikte değerlendirmek için muayene randevusu oluşturabilirsiniz. İlk görüşmede ölçümleri ve size uygun plan seçeneklerini ayrıntılı olarak konuşuyoruz.

Özet

Bu tedavi hakkında

Meme dikleştirme sürecinde en sık sorulan başlıkları tek bakışta topladık. Maddeler genel çerçeveyi verir, kendi planınız muayenedeki ölçümlerle netleşir.

  • Ameliyat süresiYalnız dikleştirme çoğu vakada 2 ila 3 saat sürer. Protez, yağ transferi ya da iç destek eklendiğinde uzar.
  • Anestezi ve kalışGenel anestezi altında, hastane ortamında yapılır. Plana göre aynı gün taburculuk ya da bir gece gözlem.
  • Teknik seçimiSarkmanın derecesi ve deri fazlası izin tipini belirler: areola çevresi, dikey ya da ters T.
  • Hacim kararıÜst bölümde boşalma varsa protez, yağ transferi ya da kendi dokusu seçenekleri değerlendirilir.
  • İlk iki haftaDestekleyici sütyen gece gündüz kullanılır. Masa başı işe dönüş çoğu hastada 1 ila 2 hafta içinde olur.
  • Kontrollerİlk haftalarda yara ve sütyen kontrolü yapılır. Sonraki aylarda iz ve şekil takip edilir.

Bu özet genel bilgilendirme amaçlıdır ve muayene yerine geçmez. Plan, sarkmanın derecesine ve deri kalitesine göre hekim tarafından belirlenir.

Bilgi bankası

Meme dikleştirmeyle ilgili yazılar

Aşağıdaki yazılar kararın ve iyileşme sürecinin farklı yönlerini daha ayrıntılı ele alıyor. Merak ettiğiniz başlığa doğrudan geçebilirsiniz.

Yazıları görmek için yana kaydırın.

Randevu

Planınız muayenede ölçümle çıkar

Sarkmanın derecesini, deri kalitenizi ve hacim ihtiyacınızı birlikte değerlendirelim. Size uygun iz planını ve seçenekleri aynı görüşmede konuşuyoruz.

Muayeneye gelirken: Kullandığınız ilaçların listesini, varsa meme görüntülemelerinizi ve daha önce geçirdiğiniz meme ameliyatlarına ait belgeleri yanınızda getirin. Gebelik ya da kilo verme planınız varsa bunu da paylaşın.

Randevu talebi

Ne zaman gelmek istersiniz?

Seçiminiz WhatsApp mesajınıza eklenir. Talebiniz klinik tarafından onaylandıktan sonra bilgilendirilirsiniz.

Randevu formunu doldurun

Telefonla: 0532 289 52 50

Hafta içi 09.00 - 20.00, Cumartesi 09.00 - 18.00